CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat: “Fon krizinin üzerine sonuna kadar gideceğiz”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Bolu Abant’taki değerlendirme toplantısında CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’ın sorularını yanıtladı. Fon krizinden iş dünyasının kredi sorunlarına, konkordato ve iflaslardan tekstil ile turizm sektöründeki sıkıntılara kadar birçok başlıkta konuşan Canpolat, CHP’nin yolsuzluk iddialarını kamuoyunun gündeminde tutacağını belirterek, “Her gün bu yolsuzlukları kamuoyuyla paylaşacağız” dedi. Yapıştırılan metin
CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Bolu Abant’ta gerçekleştirilen CHP değerlendirme toplantısında CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’a açıklamalarda bulundu. Canpolat; fon piyasalarında yaşanan gelişmeler, iş dünyasının finansmana erişimi, konkordato ve iflaslar, tekstil ve turizm sektöründeki sorunlar ile CHP’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği siyasi hat üzerine değerlendirmeler yaptı.
“Fon krizi bir Türkiye krizine dönüştü”
Fon piyasalarında yaşanan gelişmelerin yalnızca yatırımcılarla sınırlı olmadığını savunan Canpolat, konunun ülke ekonomisini ilgilendiren geniş kapsamlı bir krize dönüştüğünü söyledi.
Canpolat, “Bu fon krizi bir Türkiye krizine dönüştürüldü. Bu fon krizi Türkiye’nin birikimlerine, değerlerine bir grup insanın çöktüğü bir sürece dönüştü.” dedi.
Türkiye’de emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Canpolat, fon sürecinde bürokratlar, eski bakanlar ve danışmanlar dahil olmak üzere farklı bağlantılar bulunduğunu iddia etti.
“Bu kadar yoksulluğun olduğu bir dönemde bir avuç insanın, bürokratın, geçmiş bakanın, danışmanın aşağı yukarı bu fonla ilgili her alanda büyük bir çete oluşturduğu bir gerçek.” ifadelerini kullanan Canpolat’ın bu değerlendirmesi kendi siyasi iddiası olarak kayda geçti.
“Büyük bir kumpas kurulduğunu düşünüyoruz”
Canpolat, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha önce fon sürecine ilişkin yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak, farklı şirketler ve gruplar arasında organize bir yapı bulunduğunu öne sürdü.
Canpolat, “Genel Başkanımız açıklamıştı. Yedi büyük çetenin bir kumpas kurduğu, büyük bir kumpasın kurulduğu bir süreçten söz ediyoruz. Bu kumpas hem Türkiye’ye hem Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı kurulmuş bir kumpastır.” dedi.
Canpolat, CHP’nin ekonomi kurulunun Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandığını ve kamuoyuna bir dizi soru yönelttiğini belirterek, “Bizim ekonomi kurulumuz Genel Başkanımızın başkanlığında ilk toplantısını yaptı ve o gün sorular sorduk. Bu sorulara şu ana kadar doğru dürüst yanıt gelmedi.” ifadelerini kullandı.
“Soruşturma genişletilmeli”
Fon krizine ilişkin yürütülen adli sürece de değinen Canpolat, mal varlıklarına el koyma ve tutuklama kararları bulunduğunu belirterek soruşturmanın daha geniş bir çerçevede yürütülmesi gerektiğini savundu.
Canpolat, “Bugün Adalet Bakanlığı bunların mal varlıklarına el konulduğunu söyledi. Bununla ilgili soruşturma açıldı, bir kısmı tutuklandı, fonla ilgili kısımda da geniş bir araştırma açıklandı. Ama olay büyük, iddia edilen yolsuzluk büyük.” dedi.
Başlangıçta 137 şirketten söz edildiğini, daha sonra mağdur sayısının yüz binlerle ifade edilmeye başladığını belirten Canpolat, olayın bir milyondan fazla kişiyi doğrudan ya da dolaylı etkileyebileceğini öne sürdü.
“Başta 137 şirket olarak gözüktü. Sonra 455 bin insanın zarar gördüğü söylendi. Bu da yetmiyor. Bunun bir milyonun üzerinde insanı ilgilendirdiği yönünde bilgiler var.” ifadelerini kullandı. Bu rakamlar Canpolat’ın röportajdaki kendi aktarımına dayanıyor.
“50 milyar dolarla kalmayacağını düşünüyoruz”
Canpolat, krizin ekonomik boyutuna ilişkin de yüksek tutarlardan söz edildiğini belirterek, “Ekonomik olarak 50 milyar dolar kendi açıklamalarıdır. Bunun 50 milyar dolarda kalmayacağını artık hepimiz biliyoruz. Bu başka alanlara da sıçrayacaktır.” dedi.
Canpolat’ın söz konusu rakama ilişkin ifadesi, röportajdaki kendi değerlendirmesine dayanırken, fon sürecinin ilerleyen dönemde başka şirket ve sektörlere de yayılabileceğini savundu.
“Bunun üzerine gideceğiz”
CHP’nin Abant toplantısında fon krizinin takip edilmesine yönelik siyasi kararlılık ortaya koyduğunu belirten Canpolat, konunun kamuoyunun gündeminde tutulacağını söyledi.
Canpolat, “Bu yolsuzluklara karşı partinin aldığı kararlardan bir tanesi budur. Bunun üzerine gideceğiz. Her gün bu yolsuzlukları kamuoyuyla paylaşacağız. Her gün bunlarla ilgili toplumu bilgilendireceğiz.” dedi.
Canpolat, CHP’nin yalnızca Meclis çalışmalarıyla değil saha faaliyetleriyle de konuyu takip edeceğini belirterek, “Toplumsal mücadeleyi bu yapı içerisinde örgütleyerek sokakta mücadelemizi yürütmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“İş dünyası da çok zor durumda”
İş dünyasının krediye erişim ve yüksek finansman maliyetiyle karşı karşıya olduğunu belirten Canpolat, sanayi ve ticaret odaları ile borsaları ziyaret ederek iş insanlarının taleplerini yerinde dinlediğini söyledi.
Canpolat, “Türkiye’de sanayi odalarını, ticaret odalarını, borsalar dahil olmak üzere dolaşan ve taleplerini yerinde gören biriyim. İşçi sınıfı, emek dünyası, emekli ne kadar zordaysa iş dünyası da zor durumda.” dedi.
Canpolat, yüksek faiz oranlarının şirketlerin sürdürülebilirliği açısından ciddi sorun oluşturduğunu belirterek, “Yüzde 55-60’tan kredi alıp yüzde 30 kârla dönemezsiniz. Birçok sektör iflasla karşı karşıyadır.” ifadelerini kullandı.
Konkordato ve iflaslara dikkat çekti
Türkiye’de konkordato başvurularının ve iflasların arttığını savunan Canpolat, “Cumhuriyet tarihinin en büyük iflaslarını yaşıyoruz. Bu kadar konkordato, bu kadar iflasın yaşandığı bir dönemle karşı karşıyayız.” dedi.
Bazı sektörlerde işletmelerin büyük bölümünün ayakta kalmakta zorlandığını belirten Canpolat, “İki bine yakın iş dünyası temsilcisinin olduğu bir sektörde bin 700- bin 800’ü iflas noktasında, 100 tanesi kendi sermayesine dönüyor, 100 tanesi para kazanıyor. Böyle bir dönemle karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Bu oranlar da Canpolat’ın kendi aktarımına dayanıyor.
“Uluslararası rekabet için kendi iş dünyanızı güçlendirmelisiniz”
Bölgesel savaşların ve küresel ekonomik belirsizliklerin yatırım kararlarını zorlaştırdığını ifade eden Canpolat, iş dünyasına destek verilmesi gerektiğini söyledi.
“İran, İsrail ve Amerika arasındaki savaşın devam ettiği bir ortamda iş dünyasının istikrarlı yatırım yapması, istikrarlı iş üretmesi kolay değildir. İş dünyasının desteğe ihtiyacı vardır.” dedi.
Canpolat, “Eğer uluslararası iş dünyasıyla rekabet edecekseniz kendi iş dünyanızı güçlendirmek zorundasınız.” ifadelerini kullandı.
“Tekstil sorunu tek başına bir sektör sorunu değil”
Tekstil sektöründe üretimin yurt dışına kayması ve turizm sektöründe maliyetlerin yükselmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Canpolat, sorunun yalnızca belirli sektörlerle sınırlı olmadığını savundu.
Canpolat, “Bu sadece tekstil sektörüyle ilgili değil. Türkiye iyi yönetilemiyor, kısaca. Sadece iş dünyası açısından iyi yönetilmiyor diyemem. Diğer alanlarda da iyi yönetilmiyor. Ülke gerçekten çok zor bir süreç yaşıyor.” dedi.
“Dış politika milli bir politikadır”
Türkiye’nin dış politikada kendi çıkarlarını temel alan bir yaklaşım izlemesi gerektiğini belirten Canpolat, CHP’nin bu konuda milli bir dış politika anlayışını benimsediğini söyledi.
Canpolat, “Dış politikada partimizin kararı nettir. Dış politika milli bir politikadır. Dış politikada daha tutarlı, Türkiye’nin çıkarlarını savunan bir noktadayız.” dedi.
“Ülkenin çıkarlarını iktidar savunuyorsa destekleriz. Onların göremediklerini de uyararak biz savunacağız. Dışarıda Türkiye’nin güçlü olması için mücadele vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye turizmde potansiyelini kullanamıyor”
Turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Canpolat, Türkiye’nin tarihsel, kültürel ve doğal potansiyeline rağmen yeterli gelir elde edemediğini savundu.
Canpolat, “Turizm alanında bulunduğumuz bölgede en büyük tesislere sahip ülkelerden biri Türkiye’dir. En büyük döviz gelirlerinden birini turizmden elde etmesi gereken ülke de Türkiye olmalıdır.” dedi.
Paris’in turizm gelirine ilişkin bir örnek veren Canpolat, “Sadece Paris’in turizm gelirinin yıllık 81 milyar doları bulduğunu görüyoruz. Paris ne satıyor? Demokrasisini, özgürlüğünü, hukuk devletini satıyor. Bizde ise tarih, kültür, inanç turizmi, Anadolu’nun bütün zenginlikleri var.” ifadelerini kullandı. Bu rakam ve karşılaştırma Canpolat’ın röportajdaki kendi aktarımıdır.
“Anadolu inanç turizminin merkezlerinden biridir”
Canpolat, Patara’dan Ihlara Vadisi’ne, Mevlana’dan Hacı Bektaş Veli’ye, Akdamar Kilisesi’nden Urfa’ya kadar çok sayıda tarihi ve kültürel değerin turizm açısından daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Anadolu birçok dilin, kültürün ve inancın merkezidir. İnanç turizmi açısından çok güçlü bir bölgedir. Antalya’yı mı anlatalım, Hatay’ı mı, Urfa’yı mı, Ihlara Vadisi’ni mi? Herkesin gelmesi gereken bir coğrafyaya sahibiz.” dedi.
Canpolat, Türkiye’nin turizm potansiyelini yeterince değerlendiremediğini belirterek, “Turizmde aldığımız pay, sahip olduğumuz potansiyelin çok altında kalıyor.” ifadelerini kullandı.
“Yol uzun, mücadeleye daha yeni başladık”
CHP’nin önümüzdeki dönemde saha çalışmalarına ağırlık vereceğini belirten Canpolat, partinin tarihsel kimliğine vurgu yaparak mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Canpolat, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu zor dönemde yeniden Cumhuriyet Halk Partisi’ni ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Mustafa Kemal’in emaneti olan, yedi düvele karşı savaşmış, emperyalizme karşı mücadele etmiş ve aydınlanma sürecini başlatmış bir partinin üyesi ve yöneticisi olmaktan gurur duyuyorum.” dedi.
Canpolat, partinin farklı toplumsal kesimlerle daha yoğun temas kuracağını belirterek, “İçeride bütün farklılıklarımızı bir arada tutarak, farklı anlayışların tamamını kucaklayarak yeniden yola başladık. Yol uzun, mücadeleye daha yeni başladık.” ifadelerini kullandı.
Saha programının devam edeceğini belirten Canpolat, “Şimdi bundan sonra Erzurum’a gideceğim, Anadolu’yu dolaşacağız, köy köy dolaşmaya başlayacağız.” dedi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0