CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Gamze Akkuş İlgezdi: “Çocukların yeri tehlikeli atölyeler değil, okullardır”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, DİSK-AR, İSİG Meclisi, TÜİK, SGK ve Millî Eğitim Bakanlığı verilerine atıf yaparak çocuk yoksulluğu, eğitimden kopuş, MESEM kapsamındaki çalışma düzeni ve çocuk iş kazalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlgezdi, kamu kaynaklarının işletmeler yerine çocukların eğitimine ve yoksullukla mücadele politikalarına yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de çocuk yoksulluğu, eğitimden kopuş ve çocukların çalışma hayatındaki koşullarına ilişkin açıklama yaptı. DİSK-AR ve İSİG Meclisi tarafından açıklanan verilere işaret eden İlgezdi, çocukların mesleki eğitim kapsamında tehlikeli çalışma ortamlarına yönlendirilmesine karşı çıktı.
İlgezdi, “Resmî raporlar ve bağımsız veriler Türkiye’de çocukların yaşam hakkının açıkça gasp edildiğini belgeliyor. DİSK-AR ve İSİG Meclisi’nin ortaya koyduğu veriler; kamu kaynaklarıyla finanse edilen, denetimsizliği normalleştiren ve çocukları işletmelere bedava iş gücü olarak peşkeş çeken politikaların sonucudur. Çocukların yeri ‘mesleki eğitim (MESEM)’ adı altında tehlikeli atölyeler ve inşaat iskeleleri değil, okullardır.” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUK İŞÇİLİĞİ MESLEKİ EĞİTİM ADI ALTINDA MEŞRULAŞTIRILIYOR”
Çocuk işçiliğinin ekonomik koşullarla doğrudan bağlantılı olduğunu savunan İlgezdi, bütçe kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerde bulundu. İlgezdi, “Bütçe kaynakları çocuk yoksulluğunu çözmek yerine sermayeye ucuz iş gücü transferi için harcanıyor. İktidar her alanda olduğu gibi söz konusu çocuklar olduğunda da yurttaşın değil sermayenin yanında saf tutuyor.” dedi.
HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİNİN YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA OLDUĞUNU SÖYLEDİ
DİSK-AR'ın Eylül 2026 tarihli Çocuk İşçiliği Raporu'na atıfta bulunan İlgezdi, Türkiye’de her üç çocuktan birinin yoksulluk sınırının altında yaşadığının raporda belirtildiğini aktardı.
TÜİK verilerine ilişkin rakamları da paylaşan İlgezdi, “Çalışan çocukların yüzde 59,2’si hanehalkı gelirine katkı sağlamak ya da ailesinin ekonomik faaliyetine yardımcı olmak için çalışıyor.” açıklamasında bulundu.
Eğitimdeki gelişmelere de değinen İlgezdi, “Ekonomik krizin faturası çocuklara ödetiliyor; 14-17 yaş grubundaki okullaşma oranı son iki eğitim-öğretim yılında 8,1 puan birden gerileyerek yüzde 86,42’ye düşmüştür. Zorunlu eğitim çağındaki yüz binlerce evladımız, devlet eliyle örgün eğitim dışına ve fabrikaların insafına terk ediliyor.” ifadelerini kullandı.
MESEM ÖĞRENCİ SAYISINDA 10 YILDA 5,3 KAT ARTIŞ
Mesleki Eğitim Merkezi programlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanlığı verilerini değerlendiren İlgezdi, DİSK-AR raporunda yer verilen rakamlara göre MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısının son 10 yılda 5,3 katına çıkarak 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde 509 bin 85’e ulaştığını söyledi.
İlgezdi, “Sisteme kayıtlı öğrencilerin yüzde 79,8’ini 15-18 yaş arasındaki çocuklar ve gençler oluşturmaktadır. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu çocuklar, haftanın 4-5 günü ağır sanayide, kimya tesislerinde, oto sanayilerinde yetişkinlerin çalışma süreleriyle sömürülmektedir.” dedi.
İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kullanımına da değinen İlgezdi, “İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları yoksul çocukların beslenme ve eğitim masrafları yerine, işletmelerin bedava iş gücü maliyetine aktarılmaktadır.” değerlendirmesini yaptı.
“9 YILDA EN AZ 93 BİN 517 ÇOCUK İŞ KAZASI GEÇİRDİ”
Çocukların yaşadığı iş kazalarına ilişkin SGK istatistiklerine dayanan DİSK-AR verilerini aktaran İlgezdi, 2017-2025 yılları arasındaki dokuz yıllık dönemde 14-17 yaş grubunda en az 93 bin 517 kayıtlı çocuğun iş kazası geçirdiğini belirtti.
İlgezdi, “2017’de yüzde 9,5 olan çocukların iş kazası geçirme oranı 2025 yılında yüzde 25,8’e fırlamıştır. Yani kayıtlı çalışan her 4 çocuktan 1’i iş kazasına uğramaktadır ve çocukların kaza geçirme riski yetişkinlerin tam 6 katına çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.
İSİG Meclisi verilerine de atıfta bulunan İlgezdi, 2017’den 2026 Temmuz ayına kadar en az 646 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini söyledi. İlgezdi, çocuk işçi ölümlerinin 2023’te 54, 2024’te 71 ve 2025’te 94 olarak kaydedildiğini aktararak, “Bu tablo kader değil; denetimsizliğin ve cezasızlığın sebep olduğu iş cinayetleridir.” dedi.
“KAMU KAYNAKLARI ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNE AYRILMALIDIR”
Çocuk işçiliğinin önlenmesi için çalışma hayatı, sosyal politikalar ve eğitim alanında birlikte adım atılması gerektiğini savunan İlgezdi, yetişkinlerin ücret koşullarının iyileştirilmesi, sendikal hakların güvence altına alınması ve okullarda ücretsiz beslenme sağlanması gerektiğini belirtti.
İlgezdi, “Çocuk işçiliğiyle mücadele; yetişkinlerin insanca yaşayabileceği bir ücrete kavuşturulmasından, sendikal hakların güvence altına alınmasından ve okullarda ücretsiz beslenme ile kamusal eğitimin sağlanmasından ayrı düşünülemez.” diye konuştu.
İş yeri denetimlerinin kapsamına ilişkin de değerlendirmede bulunan İlgezdi, “2024 yılı itibarıyla işyerlerinin yalnızca binde 4’ünün teftiş edildiği bir düzende çocukların can güvenliğinden söz edilemez.” ifadesini kullandı.
Çırak ve stajyerlerin çalışma mevzuatındaki durumunun değiştirilmesini isteyen İlgezdi, “Çırak ve stajyerlerin İş Kanunu kapsamına alınması, sendikalaşma hakkının tanınması, çalıştıkları sürelerin emeklilik primine sayılması ve işletmelere aktarılan kamu kaynaklarının çocuk yoksulluğunu bitirecek kamusal politikalara yönlendirilmesi zorunludur. Ne çocuklarımızın geleceğinin ne de yaşam haklarının sermayenin kâr hırsına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz.” dedi.
Açıklamada aktarılan güncel rapor ve istatistikler, mevcut arama araçlarıyla bağımsız olarak doğrulanamadığından rakamlar İlgezdi’nin açıklamasında DİSK-AR, İSİG Meclisi, TÜİK, SGK ve Millî Eğitim Bakanlığına atfedildiği biçimiyle verildi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0