CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer: “Çözüm Cezayı Arttırmak Değil, Suçu Doğuran Nedenleri Ortadan Kaldırmaktır”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen Çocuk Koruma Kanunu teklifine ilişkin yaptığı açıklamada, suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların ağırlaştırılmasının kalıcı çözüm sağlamayacağını belirtti. Dinçer, çocuk adaletinde onarıcı yaklaşımın terk edilmemesi gerektiğini vurgulayarak sosyal politikaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen ve suça sürüklenen çocuklara yönelik yaptırımları ağırlaştıran Çocuk Koruma Kanunu teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dinçer, suçu ortaya çıkaran toplumsal ve ekonomik nedenlerle mücadele edilmeden yalnızca ceza sürelerinin artırılmasının çözüm olmayacağını belirterek düzenlemenin hak temelli çocuk adaleti anlayışına zarar verdiğini ifade etti.
“Çocuklar Islah Edilmek Yerine Dört Duvar Arasına İtiliyor”
Teklifin 2. maddesiyle ceza indirimlerinin azaltıldığını ve hâkimlere geniş takdir yetkisi tanındığını belirten Semra Dinçer, bunun çocuklara yetişkin ceza hukukunun uygulanması anlamına geldiğini söyledi.
Dinçer, “Söz konusu düzenleme, çocuk adaletinin özünde yer alan onarıcı ve eğitici mantığı tamamen rafa kaldırarak, güvenlikçi ve cezalandırıcı bir zihniyeti merkeze oturtmaktadır. Çocukların iyileştirilip topluma yeniden kazandırılmasını sağlayan çocuk eğitim evleri yerine kapalı ceza infaz kurumlarının asıl seçenek haline getirilmesi kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında, “Bu yaklaşım, suça sürüklenen çocukları topluma kazandırmayı değil, onları toplumdan soyutlayıp parmaklıklar arkasına hapsetmeyi hedefleyen tehlikeli bir anlayıştır.” değerlendirmesine yer verdi.
“Sorunun Kaynağına Dokunmadan Cezaları Artırmak Çözüm Değil”
Kanun teklifinin çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını ve yeniden topluma kazandırılmasını göz ardı ettiğini savunan Dinçer, düzenlemenin cezalandırma odaklı bir anlayış taşıdığını belirtti.
Dinçer, “Bir çocuğu suça sürükleyen ana etkenleri görmezden gelip çareyi yalnızca hapis cezalarını artırmakta aramak, sorunun üstünü örtmektir.” dedi.
Açıklamasında, “Derinleşen yoksulluk, aile içi ihmal ve şiddet, eğitimden erken kopuşlar, yaygınlaşan uyuşturucu ağları ve sokaklara taşan mafya-şiddet kültürü engellenmeden adalet sağlanamaz. Koruyucu ve önleyici mekanizmaları inşa etmeden, sosyal hizmetleri güçlendirmeden atılan her adım çocuk koruma sistemini daha da geriye götürür.” ifadelerini kullandı.
“Devlet Kendi Yükümlülüğünden Kaçmamalı”
Kanun teklifinde ebeveynlere yönelik yaptırımların artırılmasını da değerlendiren Dinçer, bireysel silahlanmanın denetlenmesinin önemli olduğunu ancak sorumluluğun yalnızca ailelere yüklenemeyeceğini söyledi.
Dinçer, “Teklifle ebeveynlere yönelik cezaların artırılması, silahını dikkatsizce muhafaza ederek çocuğun erişimine sunanlara hapis cezası öngörülmesi sorunun yalnızca bir yüzüdür.” dedi.
Açıklamasını, “Kuşkusuz bireysel silahlanmanın kısıtlanması ve denetimi hayati önem taşımaktadır; ancak suça sürüklenme riskini sadece ailelerin sırtına yükleyip cezaları katlamak, devletin kendi sosyal ve koruyucu sorumluluklarından kaçması anlamına gelir. Asıl yapılması gereken, bireysel silahlanmayı kökten engelleyecek iradeyi göstermek ve aileleri sosyal, ekonomik ve psikolojik yönden destekleyecek kamu mekanizmalarını eksiksiz işletmektir.” sözleriyle tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0