CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: “Bir Günle 20 Yılı Kaybettirenlerden Hesap Soracağız”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Emeklilikte Adalet Derneğinin (EMADDER) Ankara Ulus’ta düzenlediği kademeli emeklilik basın açıklamasında, 8 Eylül ve 9 Eylül tarihleri arasındaki emeklilik farkına tepki gösterdi. Emeklilikte yaşanan adaletsizliğin giderilmesi için meydanlarda ve TBMM’de mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini belirten Kaya, “Bir günle 17 yılı, 20 yılı reva görenlere eninde sonunda hesabını soracağız.” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Emeklilikte Adalet Derneğinin (EMADDER) Ankara Ulus’ta düzenlediği kademeli emeklilik basın açıklamasında konuştu. Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan eşitsizliklere dikkat çeken Kaya, bir günlük sigorta başlangıç tarihi farkının yıllarca emeklilik beklemeye neden olduğunu belirterek, kademeli emeklilik talebinin karşılanması için toplumsal mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu.
“Meydanları Biz Teslim Almazsak Parlamentoda Hiçbir Yasa Çıkmaz”
Ankara'daki meydanların geçmişte kamu çalışanlarının hak mücadelelerine sahne olduğunu hatırlatan Kaya, sendikal hakların kazanılması sürecinden örnekler verdi.
Kaya, “Bu meydan, kamu çalışanlarının 1990 yılında 333 kişiyle başladığı, Kızılay Meydanı'nda 150 bin kişiyle iki gün ayağa kalktığı bir meydandır. Meydanları biz teslim almazsak parlamentoda hiçbir yasa çıkmaz.” ifadelerini kullandı.
EYT düzenlemesinin uzun yıllar süren mücadele sonucunda yasalaştığını belirten Kaya, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuyu sürekli gündemde tuttuğunu söyledi.
Kaya, “Emeklilikte yaşa takılanlar, yani EYT... Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 24 saat bunu dillendirdi, sürekli konuştu. Bilirsiniz, suyun damlaması kayayı parçalar. Eğer siz bir talebi sürekli olarak gündeme getirirseniz mutlaka bu yasa çıkar.” diye konuştu.
“Babası Yanlış Yapmadı, Parlamento Yanlış Yaptı”
EYT düzenlemesinde 8 Eylül 1999 ve 9 Eylül 1999 tarihlerinin farklı emeklilik koşullarına yol açmasını eleştiren Kaya, sorumluluğun yasama organında olduğunu savundu.
Kaya, “Şimdi, EYT'yi çıkaranlar bir şeyi unuttular. Oğlu dedi ki: ‘Baba yanlış yaptın.’ Babası yanlış yapmadı! Babası yanlış yapmadı, parlamento yanlış yaptı! 8 Eylül'le 9 Eylül'ü ayıramayan, bir günle 20 yıla bedel ödetmeyi göze alanlar bizden korkmadılar.” dedi.
“Biz Köle Değiliz, Biz Kamu Emekçisiyiz”
Kamu çalışanlarının sendikal hak mücadelesini hatırlatan Kaya, geçmişte karşılaşılan engellerin örgütlü mücadeleyle aşıldığını belirtti.
Kaya, “Bize, yani kamu çalışanlarına, ‘Siz devlet memurusunuz, sendika kuramazsınız.’ dediklerinde, biz dedik ki: ‘Hayır, biz köle değiliz! Biz kamu emekçisiyiz. Sendikalarımızı kurarız, yasayı çıkarmak zorundasınız.’ dedik.” ifadelerini kullandı.
Mücadelenin ağır bedellerle sürdürüldüğünü vurgulayan Kaya, “Yürüdük! Yürüdük! Ayak tırnaklarımız düştü, kolumuz kırıldı. Yollarda arkadaşlarımız feda oldu. Bu mücadeleden asla yılmadık.” sözleriyle kademeli emeklilik talebinde bulunanlara kararlılık çağrısı yaptı.
“Milletvekiline Gelince Var, Kamu Çalışanına Gelince Yok”
Emekli milletvekili aylıkları ile en düşük emekli aylıkları arasındaki farka dikkat çeken Kaya, kendi maaşına yapılan artış üzerinden gelir adaletsizliğini eleştirdi.
Konuşmasında emekli aylıklarının 10 bin lira olduğu döneme ilişkin rakamları örnek gösteren Kaya, şunları söyledi:
“Ben daha sonra milletvekili oldum. Bir emekli, en düşük emekli 10 bin lira maaş alıyor. Ben şimdi emekli bir milletvekiliyim. Benim maaşıma gelen zam ne kadar biliyor musunuz? 23 bin lira benim maaşıma zam yapıyorlar, ama bir emeklinin en düşük aylığı 10 bin lira!”
Kaya, emeklilik sistemindeki farklı uygulamalara tepki göstererek, “Bu Allah'tan reva mı? Bunu nasıl çıkartıyorsunuz peki? Milletvekiline gelince var, kamu çalışanına gelince yok! Bir günde 20 yılı kaybettiriyorsunuz, daha sonra iki yıl çalışan milletvekili kıyak emekliliğe kavuşuyor!” dedi.
“Utanma Yoksa Bizim Mücadelemiz Var”
İktidar partilerine seslenen Kaya, emeklilik hakkı bekleyen vatandaşların aileleri ve gelecekleri için adil bir düzenleme yapılması gerektiğini savundu.
Kaya, “İktidar partilerine, size sesleniyorum! Burada hepimiz niye parmak kaldırdık? Kişisel çıkarlarımız vardı. Peki Ayşe'nin, Fatma'nın, Zeynep'in, Mehmet'in, Yüksel'in, Osman'ın, Ali'nin hakkı yok mu? Onların çocukları yok mu? Onların geleceği yok mu? Peki sizde utanma yok mu? Utanma yoksa bizim mücadelemiz var!” ifadelerini kullandı.
“Meclis'in Kulağı Duyacak Kadar Haykırmalıyız”
Kademeli emeklilik düzenlemesinin yasalaşması için meydanlardaki mücadelenin önemine değinen Kaya, taleplerin hem iktidara hem de TBMM'ye güçlü biçimde duyurulması gerektiğini belirtti.
Kaya, “Ne zaman ki biz yeniden Ulus Meydanı, Kızılay Meydanı, Saray'ın kulağı duyacak kadar haykırırsak, Meclis'in kulağı duyacak kadar haykırırsak parlamentodaki milletvekilleri kaçamazlar!” dedi.
Mücadelenin yalnızca Ankara ile sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Kaya, “Nereye kaçarlarsa kaçsınlar! Her birinizin ilinde il örgütleri var, milletvekilleri var.” sözleriyle vatandaşlara bulundukları illerde de taleplerini dile getirme çağrısı yaptı.
“Bu Hak Alınmazsa Sonuna Kadar Direneceğiz”
EMADDER'in düzenlediği eylemlere değinen Kaya, kademeli emeklilik talebinin karşılanması için daha kararlı bir mücadele yürütülmesini istedi.
Kaya, “Size önerim şudur: 141'inci mitingi yapmayın. 41'inci mitingden sonra ‘Bu hak alınmazsa sonuna kadar direneceğiz.’ deyin!” ifadelerini kullandı.
CHP'nin emeklilikte adalet mücadelesine parlamentoda destek vermesi gerektiğini belirten Kaya, kendi partisine de çağrıda bulundu.
Kaya, “Eğer biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak parlamentoda sizin bu direnişinize destek vermezsek, bizim hiçbir il örgütümüzde, ilçe örgütümüzde bize siyaset yaptırmayın! Ama bu yasayı çıkartmayanların da il ve ilçe örgütlerinde nefes aldırmayın!” dedi.
“Sandığı Beklemeyin, Sandık Bugün Meclis'in Kapısında”
Kademeli emeklilik talebinin seçim dönemleri beklenmeden TBMM gündemine taşınması gerektiğini savunan Kaya, bütçe görüşmelerinin bu açıdan değerlendirilmesini istedi.
Kaya, “Sandığı beklemeyin! Sandık, bugün Meclis'in kapısında, bütçe görüşülürken...” ifadelerini kullanarak EMADDER yönetimine komisyon çalışmalarına katılım konusunda çağrıda bulundu.
Dernek temsilcilerinin komisyonda söz alabilmesi için CHP'nin girişimde bulunacağını belirten Kaya, “Komisyona başkanınız bizi arasın; bizim grup başkanımız ve grup başkanvekillerimiz o komisyonda sizin konuşma hakkınızı sağlayacak.” dedi.
“Başkanınız Konuşmuyorsa Biz de Konuşmayacağız”
EMADDER temsilcilerinin TBMM'deki görüşmelerde doğrudan söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Kaya, bu konuda destek sözü verdi.
Kaya, “Buradan Kemal Kılıçdaroğlu adına söz veriyorum! Başkanımız gelecek, o komisyonda bu konu görüşülürken konuşacak. Eğer başkanımız konuşmuyorsa biz de konuşmayacağız!” ifadelerini kullandı.
Cumhur İttifakı'nın yasama süreçlerindeki tutumunu da eleştiren Kaya, “Çünkü Cumhur İttifakı işine geldiği yasayı bir saat içerisinde çıkartıyor.” dedi.
“Devlet Meselelerinde Herkes Haddini Bilecek”
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a da değinen Kaya, devlet yönetiminde çalışanların ve emeklilerin taleplerinin dikkate alınması gerektiğini savundu.
Kaya, “Bilal Erdoğan'ın sözünü dinleyecek bir cumhurbaşkanı mı, emekçilerin sözünü dinleyecek bir cumhurbaşkanı mı? Bilal Erdoğan'ın sözünü aile içinde dinleyebilir, ona sözümüz yok. Ama devlet meselelerinde herkes haddini bilecek!” diye konuştu.
“Bir Günle 17 Yılı, 20 Yılı Reva Görenlerden Hesap Soracağız”
Konuşmasının sonunda kademeli emeklilik bekleyen vatandaşlara mücadeleyi sürdürme çağrısında bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, emeklilikteki tarih farklılıklarının yarattığı eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini yineledi.
Kaya, “Bu insanlara bir günle 17 yıl, 20 yılı reva görenlere eninde sonunda hesabını soracağız. Bu hesabı sormazsak siz de bizden hesap sorun.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0