Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan: “Sıfır Atık, bireyi çözümün baş aktörü haline getirmiştir”
New York İklim Haftası’nın açılışında konuşan BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, Sıfır Atık hareketinin bireysel davranışları toplumsal kültüre ve kalıcı sistemlere dönüştürdüğünü belirtti. Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de Sıfır Atık yaklaşımının iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak ele alınmasını önemsediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, New York İklim Haftası’nın açılış etkinliğinde iklim krizi, tüketim alışkanlıkları ve Sıfır Atık hareketinin küresel ölçekte yaygınlaştırılması konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfının ana sponsorları arasında yer aldığı etkinliğe katılan Emine Erdoğan, Türk halkının sevgi ve saygılarını ileterek organizasyonu düzenleyenlere teşekkür etti.
“İKLİM KRİZİNİN NEDENLERİNİ BÜTÜNÜYLE ELE ALMALIYIZ”
New York İklim Haftası’nın dünya için sorumluluk üstlenen insanları bir araya getiren önemli bir buluşma olduğunu belirten Emine Erdoğan, iklim krizinin yalnızca fosil yakıtlar ve sanayi süreçleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Emine Erdoğan, “İklim değişikliği, insan faaliyetlerinin yeryüzünde bıraktığı ağır yükün en görünür sonuçlarından biridir. Elbette fosil yakıtların, sanayi süreçlerinin ve yüksek emisyonların bu krizdeki payını biliyoruz. Fakat kendimize şu soruyu da sormalıyız; bizi böylesine büyük bir krizle karşı karşıya getiren yalnızca fosil yakıtlar mıdır? Dev sanayiler midir? Yoksa bütün bunları sürekli daha fazlasını üretmeye zorlayan, sınır tanımayan bir tüketim talebi midir?” ifadelerini kullandı.
“DOĞAYLA İLİŞKİMİZİ YENİDEN ÖLÇÜ VE ADALET ÜZERİNE KURMALIYIZ”
Üretim ve tüketim alışkanlıklarının çevre üzerinde oluşturduğu yükün adil biçimde dağılmadığına dikkati çeken Emine Erdoğan, “1950’lerden bu yana dünyada üretilen yaklaşık 9,2 milyar ton plastiğin 7 milyar tonunun atığa dönüşmüş olması, bu anlayışın nasıl bir bedel ürettiğini açıkça ortaya koyuyor.” dedi.
Emine Erdoğan, yüksek tüketim düzeylerinin oluşturduğu çevresel maliyetlerin çoğu zaman tüketimden daha az pay alan toplumların, kırılgan coğrafyaların ve gelecek nesillerin omuzlarına bırakıldığını belirterek, “Öyleyse işe atıklarımızla birlikte alışkanlıklarımızdaki aşırılıkları azaltarak, sistemlerle birlikte zihniyetimizi de değiştirerek başlamalıyız. Doğayla ilişkimizi yeniden ölçü ve adalet üzerine kurmalıyız.” diye konuştu.
“SIFIR ATIK, EMANET BİLİNCİNİN GÜNDELİK HAYATA TERCÜME EDİLMESİDİR”
Sıfır Atık hareketinin bu anlayıştan doğduğunu ifade eden Emine Erdoğan, projenin tüketim ve israfın hayatın olağan parçası haline geldiği bir dönemde sınırları ve sorumluluğu hatırlatan bir yaklaşım olarak ortaya çıktığını söyledi.
Emine Erdoğan, “Doğayı, sınırsız bir kaynak deposu olarak görmekle insanlara emanet edilmiş bir varlık olarak görmek arasında temel bir zihniyet farkı olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, “Sıfır Atık, bu emanet bilincinin, gündelik hayata tercüme edilmesidir.” dedi.
2017 yılında Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başlatılan Sıfır Atık uygulamalarının kısa sürede okullara, hastanelere, belediyelere, kamu kurumlarına ve hanelere yayıldığını belirten Emine Erdoğan, “O dönem yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, bugün yüzde 37’nin üzerine çıkmış durumda.” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, dönüşümün yalnızca rakamlarla ölçülemeyeceğini belirterek, “Bizim için esas kazanım, insanların değişimin yalnızca muhatabı değil öznesi olabileceğini görmesi oldu.” diye konuştu.
“BİREYİ ÇÖZÜMÜN BAŞ AKTÖRÜ HALİNE GETİRDİ”
Sıfır Atık hareketinin bireylerin iklim krizine karşı rolünü değiştirdiğini vurgulayan Emine Erdoğan, “Sıfır Atık hareketi, iklim krizi karşısında bireyi çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkarıp çözümün baş aktörü haline getirmiştir. Küçük görünen davranış değişikliklerinin, yaygınlaştığında toplumsal bir kültüre; doğru politikalarla desteklendiğinde ise kalıcı bir sisteme dönüşebildiğini kanıtlamıştır.” dedi.
Bu yaklaşımın devletler ve şirketlerin sorumluluğunu azaltmayacağını, aksine bu sorumluluğu büyütüp tarif edeceğini kaydeden Emine Erdoğan, “İnsanların doğru tercihini kolaylaştıracak altyapıyı kurmak, ürünleri daha uzun ömürlü, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir biçimde tasarlamak, döngüsel üretimi mümkün kılacak teknolojileri geliştirmek ve bunlar için uluslararası işbirliği tesis etmek, bizlerin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, “İşte bu sebeple Sıfır Atık hareketinin yerelden küresele uzanan yolculuğunu son derece kıymetli buluyorum.” diye konuştu.
COP31 VURGUSU
BM Genel Kurulu’na 2022’de sunulan Sıfır Atık kararının geniş uluslararası destekle kabul edildiğini, 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildiğini ve BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu’nun kurulduğunu hatırlatan Emine Erdoğan, kurulun başkanlığını yürüttüğünü belirtti.
Emine Erdoğan, “Kasım ayında, Türkiye’de ev sahipliği yapacağımız COP31’de de, Sıfır Atık yaklaşımının, iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak ele alınmasını çok önemsiyoruz.” dedi.
“HİÇBİR HEDEF, TEK BAŞINA YETERLİ OLMAYACAK”
New York İklim Haftası’nın açılışında Sıfır Atık konusunun ele alınmasını küresel sahiplenmenin göstergelerinden biri olarak değerlendiren Emine Erdoğan, günlük tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, “Ben bu konuşmayı yaparken New York’ta onlarca ton atık üretildi. İstanbul’da da, dünyanın pek çok şehrinde de durum farklı değil.” ifadelerini kullandı.
Geleceğin çözümleri konuşulurken mevcut tüketim alışkanlıklarının sürdürülmesinin yeni hedeflerin uygulanmasını güçleştireceğini belirten Emine Erdoğan, “Şu bir gerçek ki geleceğin çözümlerini konuşurken bugünün sorunlarını üreten alışkanlıklarımızı sürdürdüğümüz müddetçe hiçbir hedef, tek başına yeterli; hiçbir teknoloji, tek başına çözüm olamayacaktır.” dedi.
Emine Erdoğan, “Bu buluşmanın gerçek değerini de burada söylediklerimizden çok buradan ayrıldıktan sonra neyi farklı yapacağımız belirleyecektir.” ifadelerini kullanarak New York İklim Haftası’nın yeni fikirlerin yanı sıra yeni alışkanlıklara ve ortak eyleme vesile olmasını diledi.
Konuşmasının ardından çağdaş ebru sanatçısı Garip Ay’ın canlı performansını izleyen Emine Erdoğan, Ay ile sohbet etti ve ebru çalışmasına katkıda bulundu.
Programa gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile çok sayıda davetli katıldı.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0