DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Bu yasa teklifi uzun yolun ilk kilometre taşı diyebiliriz”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’de çerçeve yasa görüşmeleri sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Teklife genel desteklerinin sürdüğünü açıklayan Babacan, cezada adalet ve infazda eşitlik vurgusu yaparken uygulamada yürütmeye tanınan yetkilere ve Cumhurbaşkanının atayacağı 8 kişilik kurulun yapısına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çerçeve yasa görüşmeleri sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayarak sürecin geldiği aşamayı, teklifin kapsamını, uygulama sürecinde yürütmeye tanınan yetkileri ve kurulması öngörülen komisyonun yapısını değerlendirdi.
“Cezada adalet ve infazda eşitlik ilkesi esas olmalı”
Türkiye’de ceza ve infaz uygulamalarına ilişkin daha geniş sorunların bulunduğunu savunan Babacan, düzenlemenin sınırlı bir çerçevede ele alındığını söyledi.
Babacan, “Başta cezada adalet ve infazda eşitlik ilkesi olmak üzere Türkiye'de pek çok mağdur kesim var. Suçsuz yere hapislerde tutuklu, hükümlü olan insanlar var. Sadece görüşünü ifade ettiği için temel haklarından mahrum olan insanlar var. Dolayısıyla bu yasa her ne kadar sınırlı bir çerçevede gündeme gelmiş olsa da yasa teklifi, aslında Türkiye'nin sorunları bundan çok daha geniş ve çok daha büyük. Biz bunu ciddi bir eleştiri konusu olarak getirdik.” ifadelerini kullandı.
“Yüzde 5 bile çözüm ihtimali olsa destekleyeceğiz demiştim”
Sürecin başlangıcından bu yana partisinin yaklaşımını anlatan Babacan, Türkiye’de şiddet ve terör sorununun yanı sıra temel hak ve özgürlüklerle ilgili sorunların da bulunduğunu belirtti.
Babacan, “Çok önemli fırsatların, imkânların, refahın kaybına sebep olan ciddi bir şiddet ve terör sorunu var Türkiye'de. Ama aynı zamanda Türkiye'de başta Kürt vatandaşlarımız olmak üzere pek çok insanımızın da temel hak ve özgürlüklerle ilgili sorunları var.” dedi.
DEVA Partisi’nin kuruluşundan bu yana iki konunun çözümünü öncelikli gördüğünü ifade eden Babacan, “Hem terör sorununun, şiddet sorununun çözümü ama aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerle ilgili sorunların çözümü bir numaralı önceliğimizdir dedik ve gerçekten 6 yıldır çok büyük gayret gösterdik, emek harcadık, çok güzel çalışmalar yaptık.” diye konuştu.
İki başlığın birbirinin pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini belirten Babacan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu çerçevenin ardından verdikleri desteği hatırlatarak, “Bu işler zordur, çetrefillidir ama yüzde 5 bile çözüm ihtimali olsa biz o yüzde 5'i bile destekleyeceğiz demiştim.” ifadelerini kullandı.
Sürecin yaklaşık iki yıldır aşamalar halinde ilerlediğini kaydeden Babacan, “Bu süreç aslında bir hat, terör sorununu, şiddet sorununun çözülme hattı. Henüz temel hak ve özgürlüklerle ilgili, ikinci hatla ilgili yapılmış bir şey yok. Zaten biz de bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini hep söylüyorduk baştan bu yana.” dedi.
“Genel hatlarıyla desteklenebilecek bir teklif”
Meclis’te görüşülen çerçeve yasa teklifini geç gördüklerini belirten Babacan, metin kendilerine ulaştıktan sonra hızlı biçimde inceleme yaptıklarını söyledi.
Babacan, “Biz bu yasa teklifini ilk gördüğümüzde ki biliyorsunuz çok geç görebildi herkes, hızlı bir şekilde baktık, inceledik. Daha önce gruplara bilgilendirmeler de şifahi olarak yapılmıştı ama teklif ortaya çıkar çıkmaz baktık, inceledik ve genel anlamıyla, genel hatlarıyla bu teklifin bizim açımızdan desteklenebilecek bir teklif olduğunu hemen çarşamba günü açıkladık.” ifadelerini kullandı.
Komisyon aşamasında düzeltilmesi gereken noktalar bulunduğunu dile getiren Babacan, cezada adalet ve infazda eşitlik ilkesini yeniden gündeme getirerek, “Bu yasa teklifi her ne kadar sınırlı bir çerçevede gündeme gelmiş olsa da, aslında Türkiye'nin sorunları bundan çok daha geniş ve çok daha büyük. Biz bunu ciddi bir eleştiri konusu olarak getirdik.” dedi.
Babacan, eksikliklerin ilerleyen aşamalarda farklı düzenlemelerle ele alınacağı varsayımıyla mevcut teklife yönelik genel desteklerinin sürdüğünü açıkladı.
“Uygulamada çok ciddi yol kazaları olabilir”
Yasanın kabul edilmesinin ardından başlayacak uygulama dönemine dikkat çeken Babacan, yürütmeye geniş bir yetki ve inisiyatif alanı bırakıldığını savundu.
Babacan, “Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, bu yasa teklifi bugün yasalaşırsa ki öyle görünüyor bugün şu an itibariyle, bunun uygulama safhası. Uygulama safhasıyla alakalı çok dikkat etmek gerekiyor. Uygulamada olabilecek çok ciddi yol kazaları var.” diye konuştu.
Teklifte birçok konunun idareye ve yürütmeye verilen yetkiler üzerinden yürütüleceğini belirten Babacan, “Hem o Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında olan komisyon olsun hem de diğer yasanın tanımladığı yapılar olsun, yürütmenin ciddi bir yetki ve inisiyatif alanı var uygulamayla alakalı. Umarız ki oralarda ciddi bir hata yapılmaz. Umarız ki bunun uygulamasında bir yol kazası olmaz.” ifadelerini kullandı.
“Uzun yolun ilk kilometre taşı”
Düzenlemeyi sürecin tamamı değil, ilk aşamalarından biri olarak değerlendiren Babacan, bundan sonraki dönemde yeni adımların gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.
Babacan, “Ama her şeye rağmen dediğim gibi bu bir aşamadır. Daha bunun ileriki aşamaları vardır. Bu hatta, terörsüz Türkiye diye adlandırdığı hükümetin çatışma çözümü dediğimiz hatta bu daha ilk aşama. Daha bundan sonraki aşamalar var.” dedi.
Terör ve şiddet sorununa ilişkin sürecin ardından hak ve özgürlükler alanında da adımlar atılması gerektiğini ifade eden Babacan, “Dolayısıyla daha önümüzde uzun bir yol var. Bu uzun yolun belki ilk kilometre taşı diyebiliriz bu yasa teklifi için. Umarım ki hayırlı olur. Umarım ki bu 40 yıllık sorunumuzu, Türkiye'nin en önemli bir numaralı sorununu çözmek için bir vesile olur diyorum.” ifadelerini kullandı.
“Büyük tehlike Cumhurbaşkanının atadığı 8 kişilik kurul”
Babacan, düzenlemenin uygulama aşamasında en fazla dikkat edilmesi gereken başlıklardan birinin 8 kişilik kurul olduğunu savundu.
“Türkiye'nin gerçeklerine baktığımızda da, baştan da söyledim, uygulamayı görmemiz lazım.” diyen Babacan, “Buradaki büyük tehlike özellikle o 8 kişilik kurulacak komisyonla alakalı. Bu komisyon tamamen Cumhurbaşkanının atadığı kişilerden oluşuyor.” ifadelerini kullandı.
Kurulun kişi bazında vereceği kararların siyasi tercihlerden etkilenebileceği endişesini dile getiren Babacan, “Dolayısıyla fert fert örgüt üyesiyle alakalı verilecek kararlar aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olan Cumhurbaşkanının siyasi tercihlerine göre de şekillenebilir. Buradaki büyük risk o.” dedi.
Uygulamada açık kriterlerin belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, “Dolayısıyla bu uygulamada gerçekten adil, şeffaf, kriterleri ortaya konmuş bir sürecin işletilmesi şart.” diye konuştu.
Babacan, kişi bazındaki kararlara siyasi çıkar doğrultusunda müdahale edilmesi halinde bunun hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacağını savunarak, “Aksi halde, aynı zamanda bir partinin genel başkanı olan Cumhurbaşkanı, kendi siyasi partisinin çıkarlarına gelecek şekilde kişi bazında müdahale ederse, oradan kişilerle ilgili çıkacak kararlar ona göre oluşursa tabii çok çok yanlış bir şey ortaya çıkar. Ve bu bir hukuk devletine yakışmaz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki mevcut koşulların da süreç değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini belirten Babacan, “Tabii hukuk devleti diyoruz ama Türkiye'de o kadar anormal şeyler oluyor ki. Bu kadar anormalliklerin ortasında da bir süreç yürüyor. Dolayısıyla biraz da bu perspektiften bakmak gerekiyor bu meseleye.” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0