Ege Üniversitesinde IV. Türk Dünyası Modernleşmesi Sempozyumu Başladı: Ortak Dil ve Alfabe Birliği Vurgusu

İzmir’de Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen IV. Türk Dünyası Modernleşmesi Sempozyumu, I. Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümünde akademisyenleri ve Türk dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal bilimsel yayınlarda Türk dilinin kullanılmasının önemine dikkat çekerken, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, Türk Dünyası Yayıncılar Birliği kurulması çağrısında bulundu. Sempozyumda ortak alfabe, dil politikaları, kültürel miras ve Türk dünyasının geleceğine ilişkin bilimsel çalışmalar ele alınıyor.

Ekim 14, 2026 - 16:40
 0  0
Ege Üniversitesinde IV. Türk Dünyası Modernleşmesi Sempozyumu Başladı: Ortak Dil ve Alfabe Birliği Vurgusu

İZMİR – Ege Üniversitesi, Türk dünyasının kültürel ve dilsel mirasının korunması, ortak dil çalışmalarının geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen “IV. Türk Dünyası Modernleşmesi Sempozyumu”na ev sahipliği yapıyor. I. Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümüne ithaf edilen uluslararası sempozyum, 14 Ekim 2026 tarihinde Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış oturumuyla başladı.

Sempozyumun açılışına MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Fedakar, Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanlık Divanı İdari Birimi İlim ve Tahsil Şubesi Müdürü Doç. Dr. Serhan Haveri, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yılmaz Özkaya, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal: “Bilimsel Alanlarda Kendi Dilimizi Kullanmalıyız”

Sempozyumun açılışında konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, Türk dünyasında ortak dil ve terminoloji oluşturulmasının bilimsel üretimle mümkün olabileceğini belirtti.

1926 Bakü Türkoloji Kurultayı’nın ortaya koyduğu ortak hedeflere işaret eden Topsakal, “1926 Bakü Kongresi’nin ‘dilde, fikirde, işte birlik’ idealini yaşatmak adına yapılan çalışmaları, Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA gibi kurumlarımızın faaliyetlerini çok kıymetli buluyorum. Geçen yıl Bakü’de gerçekleştirilen ortak dil çalışmalarının ve bu yolda emek veren herkesin gayretlerinin Türk dünyasının geleceği için hayati önem taşıdığına inanıyorum.” dedi.

++prof dr ilyas topsakal.JPG

Türkiye’deki eğitim kurumlarının Türk cumhuriyetleri açısından önemli bir birikime sahip olduğunu vurgulayan Topsakal, “Üniversitelerimizin ve millî eğitimimizin ulaştığı nokta sadece bizim için değil, diğer Türk cumhuriyetleri için de büyük önem taşıyor. Bu konuda daha tecrübeli olduğumuz için öncülük etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Bilimsel terminoloji birliğinin sağlanabilmesi için Türk dillerinde daha fazla akademik eser üretilmesi gerektiğini kaydeden Topsakal, şöyle konuştu:

“Terim birliği istiyorsak üsluplarımız farklı olsa da bilim ve tarih gibi alanlarda kendi dillerimizde yoğun yayınlar yapmalıyız. Kendi dilimizi bilimsel alanda derinlemesine kullanmadıkça ortak bir dil ve terim birliği yakalamamız mümkün olmayacaktır.”

“Bakanlıklar, Üniversiteler ve Türkologlar Eser Üretmeye Devam Etmelidir”

Ortak dil çalışmalarına yönelik girişimlerinden de söz eden Topsakal, başkanlığında kurulan Cengiz Aytmatov Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetleri anlattı.

Topsakal, “Bu bağlamda, başkanlığımda kurulan Cengiz Aytmatov Enstitüsü bünyesinde ilk olarak bir resim sergisi düzenledim. Ardından akademisyenlere örnek teşkil etmesi amacıyla Cengiz Aytmatov’un ‘Cemile’ adlı eserini ortak bir dille yayımladım.” açıklamasında bulundu.

Bu girişimin ardından Azerbaycan Bilimler Akademisi ve Türk Akademisinin de çeşitli eserlerle çalışmalara katkı sunduğunu belirten Topsakal, “Ancak bu süreç durmamalı; bakanlıklar, üniversiteler ve Türkologlar eser üretmeye devam etmelidir.” çağrısında bulundu.

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı: “Türk Dünyası Yayıncılar Birliği Kurulmalı”

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, Türk dünyasında dil birliğinin oluşturulmasına yönelik çalışmaların uzun yıllardır sürdürüldüğünü belirterek ortak yazı dilinin anlaşılabilirliğine dikkat çekti.

Balcı, “Türk dünyasında dil birliğinin tesisi için 1990’lı yıllardan bu yana çok ciddi gayretler sarf edildi. Harf birliği konusunda belirli bir aşamaya gelinse de yazı dilindeki metinlerin anlaşılması hâlâ oldukça güçtür.” dedi.

Ortak dil çalışmalarının yalnızca alfabe üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Balcı, “Bu nedenle duyuş, hissediş ve ifade ediş gibi noktalarda bir birliktelik sağlanması; farklı yazı dillerinin en azından birbirini tanıması gerekmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türk dünyasındaki farklı yazı dillerinin karşılıklı anlaşılabilirliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Balcı, “Bizler her ne kadar ‘Türk dili birdir, bunlar yalnızca lehçedir’ desek de görmezden gelemeyeceğimiz bir yazı dili olgusu mevcuttur. Bu sebeple, yazı dillerinde üretilen metinlerin tüm lehçe konuşanları tarafından anlaşılabilmesi için derinlikli okuma ve yazma faaliyetlerinin tüm lehçelerde yaygınlaştırılması şarttır.” ifadelerini kullandı.

“Filmler, Diziler ve Edebî Metinler Ortaklaşa Yayımlanmalı”

Türk dünyasında kültürel üretimin ortak bir yapıya kavuşturulmasının önemine değinen Rektör Balcı, yayıncılık alanında kurumsal iş birliği önerisinde bulundu.

Balcı, “Bu süreci hızlandırmak adına bir Türk Dünyası Yayıncılar Birliği kurulması büyük önem taşımaktadır. Filmlerin, dizilerin, bilgisayar oyunlarının, animasyonların ve edebî metinlerin ortaklaşa yayımlanması, bu birliğe giden yolu açacaktır.” dedi.

++prof dr mustafa balcı.JPG

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Fedakar: “100 Yıllık Soruyu Yeniden Soruyoruz”

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Fedakar, sempozyumun yalnızca tarihî bir yıl dönümü etkinliği olmadığını, Türk dünyasının ortak geleceğine ilişkin temel meselelerin yeniden değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirtti.

Fedakar, “Bugün sadece bir yıl dönümünü anmak için değil, 100 yıldır önümüzde duran o hayati soruyu yeniden sormak için bir aradayız. Türk boyları birbirini okuyabilecek, birbirini anlayabilecek mi?” ifadelerini kullandı.

Bu sorunun 1926 yılında Bakü’de gerçekleştirilen Türkoloji Kurultayı’nda gündeme geldiğini hatırlatan Fedakar, “Türkiye’den, Azerbaycan’dan, Kırım’dan, İdil-Ural’dan, Türkistan’dan ve Sibirya’dan gelen yüzü aşkın delege ile birçok Türkolog aynı salonda buluştu.” dedi.

Kurultayın tarihî niteliğine değinen Fedakar, “Kurultay, bir karar meclisinden ziyade bir fikir meclisiydi. Türk boylarının dil meselelerini ilk kez birlikte, bilimin ışığında ve bütüncül bir yaklaşımla masaya yatırdı. Kurultayın asıl mirası da budur. Dil meselesinin münferit olarak Türk boylarının değil, hepimizin ortak meselesi olduğu fikri.” açıklamasında bulundu.

“Ortak Projeler ve Kalıcı İş Birlikleri Doğmalı”

Bakü Türkoloji Kurultayı’na katılan bilim insanlarının yaşadığı tarihî zorluklara da değinen Fedakar, kurultayın bilimsel mirasının yaşatılması gerektiğini vurguladı.

Fedakar, “Kurultay kürsüsünde konuşan âlimlerin birçoğu maalesef o yılların karanlığında hayatını kaybetti. Bu vesileyle bugün burada onların yarım kalan cümlelerini tamamlamak için toplanmış bulunuyoruz. Hepsini rahmet ve minnetle anıyorum.” dedi.

Gaspıralı İsmail Bey’in ortak dil idealini hatırlatan Fedakar, “Gaspıralı İsmail Bey’in ‘dilde, fikirde, işte birlik’ şiarı sadece bir hatıra olarak kalmadı; ertelenmiş bir görev olarak yaşamaya devam etti. Beklentim, bu sempozyumdan yalnızca bir bildiri kitabının çıkması değil, ortak projelerin ve kalıcı iş birliklerinin de doğmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycanlı Akademisyen Doç. Dr. Serhan Haveri: “Dil, Bir Milletin Karakterini Geleceğe Taşır”

Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanlık Divanı İdari Birimi İlim ve Tahsil Şubesi Müdürü Doç. Dr. Serhan Haveri, Türk dünyasının ortak tarihî ve kültürel değerlerinin korunmasının önemine dikkat çekti.

Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen kurumlara teşekkür eden Haveri, “Türk dünyası bugün Sibirya’dan Anadolu ve Balkanlara, Orta Asya’dan Kafkasya ve Güney Azerbaycan’a kadar uzanan muazzam bir coğrafyayı kapsamaktadır.” dedi.

Türk dünyasının yalnızca coğrafi sınırlarla tanımlanamayacağını belirten Haveri, “Ancak bu sınırları sadece fiziksel bir alan olarak görmemek gerekir; burası aynı zamanda kadim medeniyetlerin, köklü kültürlerin ve ortak dilin beşiğidir.” ifadelerini kullandı.

Genç kuşakların ortak kültürel miras konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Haveri, “Temel hedefimiz, modern Türk gençliğinin bilincinde bu manevi coğrafyayı tüm detaylarıyla yeniden canlandırmaktır. Kadim atalarımız bir yandan bu topraklarda devletler kurarken diğer yandan kalemleriyle büyük medeniyet eserleri inşa etmişlerdir. Dil, bir milletin karakterini, psikolojisini ve varlığını geleceğe taşıyan en güçlü kurumdur.” açıklamasında bulundu.

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yılmaz Özkaya: “Türk Dili Köklü Bir Mirasa Sahip”

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yılmaz Özkaya, Türk dilinin tarihsel gelişimi ve ortak dil idealinin bilimsel boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sempozyumun Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılına ithaf edildiğini belirten Özkaya, “Bu yılki sempozyumumuzu, Türk dünyasının ortak kaderini şekillendiren tarihî bir milada, tam yüz yıl önce toplanan I. Bakü Türkoloji Kurultayı’nın anısına adamış bulunuyoruz.” dedi.

Türk dilinin geniş bir coğrafyaya yayılan yazılı mirasına işaret eden Özkaya, “Türk dili, doğuda Orhun ve Yenisey’den batıda Tuna-Bulgar yazıtlarına kadar uzanan köklü bir yazılı mirasa sahiptir. Göktürk, Uygur, İdil-Bulgar, Karahanlı, Harezm, Çağatay ve Osmanlı dönemlerinde farklı coğrafyalarda ve yazı sistemleriyle biçimlenen Türk dilleri, her zaman ortak bir mirasın kollarını oluşturmuştur.” ifadelerini kullandı.

Sempozyum kapsamında ele alınacak bilimsel başlıklara ilişkin bilgi veren Özkaya, “1926 Bakü Türkoloji Kurultayı’nın yüzüncü yılına ithaf ettiğimiz sempozyum boyunca alanında uzman araştırmacılarımızın bildirileriyle Türk dilinin tarihî serüvenini, alfabe meselelerini, dil politikalarını ve ortak dil idealinin dününü, bugününü ve geleceğini kapsamlı şekilde müzakere edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Fuat Köprülü Oturumunda Bakü Türkoloji Kurultayı Ele Alındı

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Sema Barutcu Özönder’in başkanlığında “Fuat Köprülü Oturumu” gerçekleştirildi.

Oturumda Prof. Dr. Yavuz Akpınar, Prof. Dr. Vahit Türk, Prof. Dr. Ayşe İlker, Prof. Dr. Ali Akar ve Prof. Dr. İbrahim Maraş konuşmacı olarak yer aldı.

Akademisyenler, 1926 yılında gerçekleştirilen Bakü Türkoloji Kurultayı’nın Türk dünyası üzerindeki etkilerini, tarihî sonuçlarını ve Türkoloji çalışmalarına sağladığı katkıları değerlendirdi.

++prof dr selami fedakar Prof. Dr. Sema Barutcu Özönder.JPG

Ortak Alfabe, Dil Politikaları ve Dijital Çağda Türkçenin Geleceği Tartışılacak

Ege Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen IV. Türk Dünyası Modernleşmesi Sempozyumu kapsamında Türk dünyasının dil, tarih ve kültür alanlarındaki ortak meseleleri bilimsel bildirilerle ele alınacak.

Sempozyumda Türk dili ve ortak terminoloji, alfabe birliği, dil siyaseti, tarihî Türk dili ve vesika araştırmaları, söz varlığı ve frazeoloji, ağız araştırmaları, matbuat ve Ceditçi modernleşme konularında sunumlar gerçekleştirilecek.

Programda ayrıca dijital çağda Türk dilinin geleceği, dil ve kimlik ilişkisi ile edebî metinlerin Türk dünyasındaki kültürel bütünleşmeye katkıları değerlendirilecek.

I. Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100 yıllık bilimsel mirasını gündeme taşıyan sempozyum, farklı ülkelerden akademisyenlerin ortak dil, alfabe ve kültürel iş birliği konularında görüş alışverişinde bulunmasına ve yeni bilimsel çalışmaların geliştirilmesine zemin oluşturmayı amaçlıyor.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0