İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Türk milliyetçilerinin vazifesi, Türk milletini birleştirmektir”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara'da düzenlenen Milliyetçi Kongre Derneği 4. Büyük Kongresi'nde Türk milliyetçiliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet, millî egemenlik, demokrasi, bilim, teknoloji ve ekonomik bağımsızlık konularına değinen Dervişoğlu, “Milliyetçiliği bir duygu olarak yaşamakla yetinemeyiz. Onu aynı zamanda bir akıl, bir ahlak ve bir çalışma disiplini hâline getirmeliyiz.” dedi. Dervişoğlu, Türk milliyetçilerinin temel görevinin milletin ortak geleceği etrafında birleşmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Ekim 18, 2026 - 14:22
 0  0
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Türk milliyetçilerinin vazifesi, Türk milletini birleştirmektir”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Milliyetçi Kongre Derneği tarafından Ankara'da düzenlenen “Cumhuriyet, Egemenlik ve Ulus Devlet” temalı 4. Büyük Kongre'ye katılarak konuşma yaptı. Türk milliyetçiliğinin tarihî birikimi, Cumhuriyet'in temel ilkeleri, millî egemenlik, ekonomik kalkınma ve gelecek nesillere karşı sorumluluklar üzerinde duran Dervişoğlu, milliyetçiliğin yalnızca geçmişe bağlılıkla sınırlandırılamayacağını belirtti.

Dervişoğlu, Türk milliyetçiliğinin temel hedefinin milletin bütünlüğünü güçlendirmek ve ortak bir gelecek oluşturmak olduğunu ifade ederek, “Türk milliyetçilerinin vazifesi, Türk milletini birleştirmektir.” sözleriyle birlik çağrısında bulundu.

“Bugün Türk milliyetçiliğinin önündeki temel mesele gelecektir”

Kongrede yaptığı konuşmada tarihî mirasın gelecek nesillere karşı sorumluluk yüklediğini belirten İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada, yalnızca Türk milliyetçiliğinin geçmişini konuşmak için değil, onun geleceğini düşünmek için bir araya geldik. Çünkü bir milletin büyüklüğü, yalnızca tarihteki başardıklarıyla ölçülmez. O milletin büyüklüğü, tarihinden hangi dersleri çıkardığıyla, bugünün meselelerini ne ölçüde kavradığıyla ve yarının dünyasına ne hazırladığıyla da ölçülür.”

Tarihin milletlere yalnızca zaferler değil, yerine getirilmesi gereken sorumluluklar da bıraktığını kaydeden Dervişoğlu, Türk milletinin tarihî birikiminin gelecek açısından önem taşıdığını söyledi.

Dervişoğlu, “Biz, geçmişinden güç alan bir millet olarak geleceğe ne taşıyacağız? Yeni nesillere hangi fikirleri, hangi kurumları, hangi medeniyet iddiasını bırakacağız? Bence bugün Türk milliyetçiliğinin önündeki temel mesele budur. Milliyetçilik, geçmişe duyulan bağlılığın ötesinde, geleceğe karşı üstlenilen sorumluluklar bütünüdür.” dedi.

“Cumhuriyet'in sahibi millettir, öznesi eşit ve hür yurttaştır”

Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yıl dönümüne yaklaşılırken millî egemenliğin önemine dikkat çeken Dervişoğlu, düşünür Ziya Gökalp'in millî mefkûre anlayışına değindi.

Gökalp'in “Kavme, ümmete, devlete, vatana, aileye, sınıfa, hirfet ocağına mensup ne kadar mefkûreler varsa, cümlesi milli mefkûrenin muavinleridir.” sözlerini hatırlatan Dervişoğlu, Cumhuriyet'in millî devlet anlayışının somut karşılığı olduğunu belirtti.

Dervişoğlu, “Milli egemenlik düsturunun bir neticesi olarak sahip olduğumuz, millî devlet nizamına dayanan Cumhuriyetimiz; milli mefkûremizin en somut cisimleşmiş halidir. Cumhuriyet'in sahibi millettir; öznesi eşit ve hür yurttaştır. Yasaların yasası, Türk milletinin egemenliğidir. Tüm yasalar bu en üst yasayı tahkim etmek amacıyla yapılır. Bunun sınırı da vatandır.” ifadelerini kullandı.

Vatan kavramının Türk siyasi düşüncesindeki yerine de değinen Dervişoğlu, Namık Kemal'in Mağusa sürgününü hatırlatarak millî egemenlik ve millî devlete sahip olmanın tarihî önemini vurguladı.

“Türk milliyetçiliğini bir nostaljiye çeviremeyiz”

İYİ Parti'nin milliyetçilik anlayışına ilişkin kendisine yöneltilen bir soruyu da değerlendiren Dervişoğlu, milliyetçi düşüncenin farklılıklar yerine ortak değerler üzerinden ele alınması gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Geçtiğimiz günlerde genç arkadaşlarımızla yaptığımız bir toplantıda bana, İYİ Parti'nin milliyetçilik anlayışını diğerlerinden ayıran temel çizginin ne olduğu soruldu. Ben o soruya cevap verirken bir farklılık tarif etmekten çok, bir müştereklik meselesine işaret ettim.” diye konuştu.

Milliyetçiliğin günümüz meselelerine çözüm üretmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, şöyle devam etti:

“Biz geçmişimizle kuvvetli bir bağ kurarız. Kurmalıyız da… Millet hafızasız yaşayamaz. Kökünü bilmeyen bir toplum, istikametini de tayin edemez. Fakat geçmişe duyduğumuz özlem, bugünü görmemize engel olmaya başlarsa; geçmişten geleceğe uzanması gereken bağı kendi elimizle koparmış oluruz. Çünkü bugünü atlayarak geleceğe ulaşamayız. Türk milliyetçiliğini bir nostaljiye çeviremeyiz.”

Dervişoğlu, “Hatıra kıymetlidir. Fakat bir fikir yalnızca hatırayla yaşayamaz. Çünkü milliyetçilik, yalnızca neyi koruyacağımızı değil, neyi kuracağımızı da söylemek zorundadır.” sözleriyle milliyetçi düşüncenin geleceğe yönelik hedefler ortaya koymasının önemine işaret etti.

“Siyasi bağımsızlık bilimsel ve teknolojik kapasiteyle ilişkilidir”

Konuşmasında bilim, teknoloji, eğitim ve üretim konularına geniş yer ayıran Dervişoğlu, millî bağımsızlığın ekonomik ve bilimsel gelişmelerden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Türk gençlerinin teknoloji üretiminde daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, eğitim sisteminin yetenekleri geliştirmesi ve ekonominin yüksek katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Bir milletin dilini korumak kadar, o dilde bilim ve düşünce üretmek; tarihini bilmek kadar, tarihten ders çıkarmak; bağımsızlığı savunmak kadar, bağımsızlığın maddi ve fikrî şartlarını oluşturmak da millî sorumluluğun parçasıdır.” dedi.

Ekonomik ve teknolojik kapasitenin millî hedefler açısından belirleyici olduğunu kaydeden Dervişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Eğer gençlerimiz başka ülkelerin ürettiği teknolojiyi yalnızca tüketmek zorunda kalıyorsa, bilim insanlarımızın imkânları yetersizse, eğitim sistemimiz yetenekleri ortaya çıkarmakta zorlanıyorsa, ekonomik gücümüz yüksek katma değerli üretime yeterince dayanmıyorsa, millî ülkümüzü bu meselelerden bağımsız düşünemeyiz.”

Dervişoğlu, “Çünkü siyasi bağımsızlık, bilimsel ve teknolojik kapasiteyle; ekonomik bağımsızlık, üretim gücüyle; kültürel devamlılık ise eğitim ve düşünce hayatıyla yakından ilişkilidir.” ifadelerini kullandı.

Bir ülkenin sahip olduğu kaynakları bilgiye, üretime ve toplumsal refaha dönüştürebilmesinin önemine dikkat çeken Dervişoğlu, milliyetçiliğin çalışma disiplini ve ortak akılla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“Cumhuriyeti savunup millî egemenliğin bir kişinin iradesine bırakılmasına kayıtsız kalamazsınız”

Milliyetçilik anlayışının demokrasi, hukuk, kurumsal yapı ve toplumsal refahı da kapsaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, millî meselelerin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Dervişoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Birbirimizde fark aramak yerine, müştereklerde buluşmak mecburiyetindeyiz. Dilde, fikirde ve işte ortaklaşmak zorundayız. Cumhuriyeti savunup, milli egemenliğin bir kişinin iradesine bırakılmasına kayıtsız kalamazsınız. Sınırlarınızı savunup, kurumlarınızı çürümeye terk edemezsiniz. Türk kimliğinden bahsedip, Türk gençlerinin kendi memleketlerinde gelecek kuramayışına seyirci olamazsınız. Vatan toprağından bahsedip, o toprağı işleyen çiftçinin üretimden çekilmesini seyredemezsiniz.”

Toplumsal meselelerin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Bütünün bir parçasını ihmal ettiğinizde, nihayetinde bütünün kendisini zayıflatırsınız.” dedi.

“Milliyetçiyiz, Cumhuriyetçiyiz, demokratız ve kalkınmacıyız”

İYİ Parti'nin siyasi yaklaşımını milliyetçilik, Cumhuriyetçilik, demokrasi ve kalkınma kavramları üzerinden açıklayan Dervişoğlu, bu ilkelerin birbirini tamamladığını ifade etti.

Dervişoğlu, “Milliyetçiyiz; çünkü egemenliğin Türk milletine ait olduğuna inanıyoruz. Cumhuriyetçiyiz; çünkü millet egemenliğinin siyasi rejimi Cumhuriyet'tir. Demokratız; çünkü egemenlik gerçekten milletinse, o irade hukukla, kurumlarla ve meşveretle işleyecektir. Kalkınmacıyız; çünkü üretemeyen, bilim ve teknoloji geliştiremeyen, insanını yetiştiremeyen bir milletin bağımsızlığını yalnızca sözle koruyamayacağını biliyoruz.” diye konuştu.

Milliyetçiliğin yalnızca belirli konularla sınırlandırılmaması gerektiğini kaydeden Dervişoğlu, “Milliyetçilik, yalnızca 'milli' kabul ettiğimiz birkaç mesele hakkında konuşmak değildir. Türkiye'nin bütün meselelerine milli bir akılla bakabilmektir.” ifadelerini kullandı.

“Milliyetçilik yalnızca birkaç sembol ve slogandan ibaret değildir”

Milliyetçi kimliğin taşıdığı sorumluluklara dikkat çeken Dervişoğlu, milliyetçiliğin yalnızca aidiyet duygusu olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Dervişoğlu, “Milliyetçilik sıradan bir şuur değildir, dolayısı ile en kolay olunan şey de olmamalıdır. Birkaç sembol, birkaç slogan, birkaç tarihî hatıra bunun için yeterli görülebilir. Ama milliyetçilik yalnızca bir aidiyet değilse, beraberinde bir mesuliyet getirir.” dedi.

Milliyetçi düşüncenin fikrî ve ahlaki temellerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, “Çünkü en kolay edinilen kimlik, şartlar değiştiğinde en kolay terk edilen kimlik de olabilir. Biz milliyetçiliği kolay bir aidiyet olmaktan çıkarıp; fikrî, siyasi ve ahlaki bir mesuliyet haline getirmek zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Gelecek nesiller nasıl bir devlet, nasıl bir eğitim ve nasıl bir hukuk düzeni bıraktığımızı soracak”

Türk milliyetçiliğinin gelecek nesillere bırakacağı mirasın yalnızca tarihî başarılarla sınırlı olmaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, eğitim, ekonomi, hukuk ve devlet kurumlarının önemini vurguladı.

Dervişoğlu, “Bizden sonra gelenler yalnızca hangi zaferleri anlattığımızı sormayacaklar. Nasıl bir devlet, nasıl bir eğitim, nasıl bir ekonomi, nasıl bir hukuk düzeni bıraktığımızı soracaklar. Türk gencinin kendi ülkesinde gelecek kurup kuramadığını soracaklar.” dedi.

Gelecek nesillerin milliyetçi düşüncenin somut katkılarını sorgulayacağını belirten Dervişoğlu, şu soruları yöneltti:

“Türk milliyetçiliği sizin döneminizde hangi yeni fikri üretti, hangi yeni meseleyi çözdü, gelecek nesillere ne bıraktı?”

Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onlara yalnızca övünecekleri bir tarih mi bırakacağız, yoksa o tarihin sorumluluğunu taşıyabilecekleri bir ülke mi? Yalnızca millî gurur mu bırakacağız, yoksa gururu bilgiye, emeğe ve başarıya dönüştürebilecekleri bir düzen mi? Yalnızca büyük hedefler mi göstereceğiz, yoksa bu hedeflere ulaşabilecekleri kurumları, imkânları ve düşünsel birikimi de mi oluşturacağız?”

Milliyetçi sorumluluğun bu sorulara verilecek cevaplarla ölçülebileceğini ifade eden Dervişoğlu, gelecek kuşaklara güçlü kurumlar ve üretime dayalı bir ekonomik yapı bırakılması gerektiğine işaret etti.

“Türk milliyetçilerinin vazifesi, Türk milletini birleştirmektir”

Konuşmasının birlik ve ortak gelecek vurgusu yaptığı bölümünde Dervişoğlu, milliyetçiler arasındaki farklılıkların tartışılmasından ziyade Türkiye'nin temel sorunlarına çözüm üretilmesi gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Bu nedenle hep söylediğim bir sözü burada da tekrar etmek istiyorum: Türk milliyetçilerinin vazifesi, Türk milletini birleştirmektir.” dedi.

Bu hedefe ulaşmak için ortak sorumluluk bilincinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, şöyle konuştu:

“Bunun yolu da birbirimize bakıp, kimin daha milliyetçi olduğunu tartmaktan değil; milletin önündeki meseleleri doğru teşhis edebilmekten, kendi zamanımızın sorumluluğunu üstlenmekten ve müşterek bir gelecek tasavvuru ortaya koyabilmekten geçer.”

Dervişoğlu, milliyetçiliğin düşünce, bilgi ve ortak akılla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Görevimiz, bu yaşayan kuvveti düşünceyle, bilgiyle, ortak akılla ve sorumlulukla beslemektir. Hedefimiz, Türk milletinin kendi kimliğini koruyarak özgür, müreffeh, adil ve güçlü bir geleceğe yürümesidir.” açıklamasında bulundu.

Bilimsel akıldan uzaklaşmadan ortak meselelerin tartışılması gerektiğini belirten Dervişoğlu, milletin geleceği için birlikte çalışma çağrısı yaptı.

Azerbaycan'ın Bağımsızlığının Yeniden Sağlanması Günü'nü kutladı

Konuşmasının sonunda 18 Ekim'in Azerbaycan açısından taşıdığı öneme de değinen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Azerbaycan'ın Bağımsızlığının Yeniden Sağlanması Günü'nü kutladı.

Dervişoğlu, “Ayrıca bugün 18 Ekim… Bu vesile ile kardeşliğimizi iki devlet tek millet diyerek tarihe kazıdığımız Azerbaycan'ın, Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Gününü kutluyorum.” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Kongre Derneği'nin 4. Büyük Kongresi'nde ortak akıl, millî sorumluluk ve geleceğe yönelik fikir üretme iradesinin güçlenmesi temennisinde bulunan Dervişoğlu, konuşmasını “Ne mutlu, milletinin geçmişini anlayıp geleceğini kurmak için çalışanlara… Ne mutlu, Türküm diyene!” sözleriyle tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0