Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “Türkiye bu iki ayrı fotoğraf arasındaki çelişkiyi daha fazla taşıyamaz”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara’da düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda tartışılan “fon skandalı”, borsa manipülasyonu iddiaları ve emeklilerin geçim sıkıntısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de “vicdan, adalet ve paylaşım krizi” yaşandığını savunan Arıkan, emekli maaşlarının artırılması ve finansal piyasalardaki haksız kazanç iddialarının üzerine gidilmesi çağrısı yaptı.

Eyl 26, 2026 - 15:44
 0  0
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “Türkiye bu iki ayrı fotoğraf arasındaki çelişkiyi daha fazla taşıyamaz”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 25 Eylül 2026’da Ankara’daki Saadet Partisi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda tartışılan “fon skandalı” olarak nitelendirdiği gelişmeler ile emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Arıkan, Türkiye’nin “vicdan, adalet ve paylaşım krizi” yaşadığını savunarak ekonomi politikalarını ve gelir dağılımını eleştirdi.

“İKİ AYRI TÜRKİYE FOTOĞRAFI”

Türkiye’de gelir dağılımı bakımından iki farklı tablonun ortaya çıktığını savunan Arıkan, “Ülkemiz, bir yanda servetine servet katan mutlu bir azınlığın, diğer yanda en temel insani ihtiyaçlarını karşılayamadığı için canından vazgeçme noktasına gelen milyonların ülkesi haline gelmiş durumda.” ifadelerini kullandı.

Arıkan, sözünü ettiği tabloyu şöyle anlattı:

“Birinci Türkiye; borsa spekülasyonlarıyla, manipülasyonlarla, hiçbir alın teri dökmeden milyarlarca liralık vurgun vuranların, rantiyecilerin ve hortumcuların Türkiye’sidir. İkinci Türkiye ise ömrünü bu ülkenin kalkınmasına adamış ancak bugün açlık sınırının altında sefalet ücretine mahkûm edilen emeklilerimizin Türkiye’sidir.”

“EMEKLİLERİMİZ SESLERİNİ DUYURABİLMEK İÇİN FERYAT ETMEKLE KALMIYOR”

Geçmişte ekonomik krizlere karşı ortaya konulan toplumsal tepkiler ile bugünkü koşulları karşılaştıran Arıkan, “Geçmişte bu ülkede ekonomik krizlere, adaletsizliklere karşı sesini duyurmak isteyen insanımız Başbakanlığın önüne yazar kasa atarak tepkisini gösterirdi. O yazar kasa, bir feryattı. Sisteme yönelik bir itiraz taşıyordu.” dedi.

Anayasa Mahkemesi önünde yaşandığını belirttiği bir olaya da değinen Arıkan, emeklilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunların yalnızca gelir meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

Arıkan, “Bugün geldiğimiz noktada ise emeklilerimiz, seslerini duyurabilmek için feryat etmekle kalmıyor; canına, hayatına kastediyor! Başkentin göbeğinde, Anayasa Mahkemesinin önünde yaşamına son verme noktasına gelen insanımızın bu trajedisi, sadece ekonomik bir başarısızlık değil; siyasi ve ahlaki bir çöküştür.” ifadelerini kullandı.

Arıkan sözlerini, “Bir ülkede alın teriyle geçen bir ömrün mükâfatı feryat ve çaresizlik olamaz, olmamalıdır! Türkiye bu iki ayrı fotoğraf arasındaki çelişkiyi, bu insani ve toplumsal utancı daha fazla taşıyamaz.” şeklinde sürdürdü.

“BU VEBALİN DOĞRUDAN ORTAĞIDIR”

Türkiye’de kaynak yetersizliğinden ziyade kaynakların paylaşımına ilişkin sorun bulunduğunu ileri süren Arıkan, ülkenin ekonomik imkânlarının vatandaşlara insanca yaşam koşulları sağlamaya yeterli olduğunu savundu.

Finansal piyasalardaki manipülasyon iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini belirten Arıkan, “Milletimiz pazarda taneyle meyve-sebze almanın hesabını yaparken, emeklimiz kirasını mı, yoksa ilaç parasını mı ödeyeceğini şaşırmışken; borsada dönen manipülasyonlara sessiz kalanlar, bu organize işlere göz yumanlar, bu sazan sarmalının üstünü örtmeye çalışanlar bu vebalin doğrudan ortağıdır.” dedi.

İKTİDARA ÜÇ MADDELİK ÇAĞRI

Arıkan, emekliler ve dar gelirlilerin ekonomik koşullarının sosyal yardım değil, “hak ve adalet” çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade ederek üç maddelik çağrıda bulundu.

İlk olarak emekli aylıklarının yükseltilmesini isteyen Arıkan, “Emekli maaşları derhal insan onuruna yaraşır, açlık ve yoksulluk sınırını gözeten bir seviyeye çıkarılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

İkinci başlıkta finansal piyasalar, borsa ve kamu ihalarına değinen Arıkan, “Vurgun düzenine son verilmelidir! Finansal piyasalarda, borsada ve kamu ihalelerinde haksız kazanç sağlayan, spekülasyonla milletin cebine göz diken tüm odakların üzerine tavizsiz bir şekilde gidilmelidir.” dedi.

Arıkan, “Milletin yaşadığı mağduriyet, son kuruşuna varıncaya kadar bu vurgunları yapanlardan ve buna çanak tutanlardan tazmin edilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Ekonomi politikalarının önceliğine ilişkin de konuşan Arıkan, üçüncü talebini “Ekonomi politikalarının merkezine rakamlar ve grafikler değil, insanın huzuru, refahı ve can güvenliği konulmalıdır.” sözleriyle açıkladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0