Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu: “13 ile 17 yaş arasındaki nüfusun yüzde 30’u sigara kullanıyor”

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türk Parlamenterler Birliği Programı’nda Türkiye’nin sağlık politikaları, tütün bağımlılığı, erken kanser teşhisi, sağlık yatırımları ve yerli tıbbi cihaz üretimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gençlerde sigara kullanımının ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Memişoğlu, son bir yılda 8 bin kişiye belirti ortaya çıkmadan kanser tanısı konulduğunu, primer sezaryen oranlarının 5,5 puan düştüğünü ve bebek ölüm hızının binde 7,7’ye gerilediğini açıkladı.

Ekim 24, 2026 - 18:54
 0  0
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu: “13 ile 17 yaş arasındaki nüfusun yüzde 30’u sigara kullanıyor”

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü Türk Parlamenterler Birliği Programı’na katılarak Türkiye’nin sağlık alanındaki mevcut durumunu, yürütülen yatırımları ve gelecek dönem hedeflerini değerlendirdi. “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” modeli kapsamında Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programını başlattıklarını belirten Memişoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerinden kanser taramalarına, sağlık altyapısından yerli tıbbi cihaz üretimine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin öncelikli sağlık sorunlarına dikkati çeken Sağlık Bakanı Memişoğlu, obezite, tütün ve kötü alışkanlıklar, uyuşturucu, davranışsal bağımlılıklar ve düşük doğurganlık hızını beş temel sorun olarak sıraladı. Toplum sağlığının korunmasında hastalık ortaya çıkmadan önlem alınmasının önemini vurgulayan Memişoğlu, özellikle obezite ve tütün kullanımıyla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“13 İLE 17 YAŞ ARASINDAKİ NÜFUSUN YÜZDE 30’U SİGARA KULLANIYOR”

Türkiye’de tütün kullanımının ulaştığı boyuta ilişkin verileri paylaşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 2025 yılında 8,5 milyar paket sigara satıldığını ve sigaraya yıllık yaklaşık 15 milyar dolar harcandığını açıkladı.

Genç yaşlarda sigara kullanımının yaygınlaşmasının toplum sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün son yapılan TÜİK araştırmasında Türkiye’de şu anda 13 ile 17 yaş arasındaki çocukların, gençlerin nüfusu 7,5 milyon. 7,5 milyonluk bu nüfusun 2,5 milyonu sigara kullanıyor. Yani 13 ile 17 yaş arasındaki nüfusun yüzde 30’u sigara kullanıyor bu toplumda şu anda. Ve toplumun sigaraya başlama yaş ortalaması 17 Türkiye’de. Onun için dramatik bir sorunla karşı karşıyayız. Bunu özellikle size belirtiyorum.”

Tütün bağımlılığıyla mücadelenin yalnızca sağlık kurumlarının çalışmalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğine işaret eden Memişoğlu, “Bu bizim toplumsal olarak mücadele etmemiz gereken bir konudur.” sözleriyle ortak sorumluluğa dikkati çekti.

“SON BİR SENEDE 8 BİN İNSANIMIZA KANSER TANISI KOYDUK”

Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine değinen Sağlık Bakanı Memişoğlu, aile hekimliği sistemi ve tarama programları sayesinde kanserin erken evrede tespit edilmesine yönelik önemli çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Son bir yılda 8 bin kişiye henüz klinik belirti ortaya çıkmadan kanser tanısı konulduğunu açıklayan Memişoğlu, “Son bir senede 8 bin insanımıza daha klinik oluşturmadan, herhangi bir semptom vermeden kanser tanısı koyduk. Kanseri tedavi ediyoruz. Çünkü erken tanı olursa kanser iyileşiyor.” dedi.

Aile hekimliği sisteminin hastanelerle daha güçlü biçimde entegre edildiğini belirten Memişoğlu, aile hekimlerinin hastaları için hastane randevusu oluşturabildiğini, hastaların belirtilerine ve tıbbi geçmişlerine ilişkin bilgilerin elektronik sistem üzerinden ilgili uzman hekimlere iletilebildiğini kaydetti.

Sağlık kurulu raporuyla kullanılan ilaçların teminini kolaylaştırmak amacıyla yeni düzenlemeler yaptıklarını bildiren Memişoğlu, aile hekimlerinin ilaç yazma ve rapor düzenleme yetkilerinin genişletildiğini ifade etti.

Ücretsiz kanser taramalarının devam ettiğini belirten Sağlık Bakanı Memişoğlu, yürütülen tarama faaliyetleri kapsamında 31 milyon kişiye ulaşıldığını açıkladı.

“SAĞLIKLI HAYAT MERKEZLERİNDE 17 BRANŞTA ÜCRETSİZ HİZMET SUNUYORUZ”

Sağlıklı Hayat Merkezlerinin hastalıkların önlenmesinde önemli bir görev üstlendiğini belirten Memişoğlu, vatandaşların yalnızca hastalandıklarında değil, sağlıklarını korumak amacıyla da bu merkezlere başvurmaları gerektiğini söyledi.

Memişoğlu, “Sağlıklı Hayat Merkezlerinde 17 branşta ücretsiz hizmet sunuyoruz.” ifadelerini kullanarak merkezlerde verilen hizmetlere ilişkin bilgi paylaştı.

Merkezlerde diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, sosyolog, diş hekimi ve çocuk gelişimcisi hizmetlerinin sunulduğunu belirten Memişoğlu, kanser taramaları ve koruyucu sağlık uygulamalarının da ücretsiz gerçekleştirildiğini kaydetti.

Sağlık hizmetlerinde yalnızca hastalıkların tedavisine odaklanılmadığını vurgulayan Memişoğlu, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasının ve sağlık risklerinin erken belirlenmesinin hedeflendiğini ifade etti.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN SAYISI 1,5 MİLYONA ULAŞTI”

Türkiye’nin sağlık altyapısında gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin rakamları paylaşan Sağlık Bakanı Memişoğlu, hastane kapasitesinin, yatak sayısının ve sağlık personeli istihdamının önemli ölçüde artırıldığını bildirdi.

Memişoğlu, sağlık altyapısındaki değişimi şu sözlerle anlattı:

“Türkiye’de hastane sayısı 1.156 idi, bugün 1.526; 164 bin yatağımız vardı, şu anda 274 bine çıktı; nitelikli yatak 18 bindi, 184 bine çıkardık; yoğun bakım yatağımız 2 bin iken bugün 48 bine çıkmış durumda; sağlık çalışanlarımız 378 binken 1,5 milyona ulaştı; hekim sayısı bugün 232 bin, uzman hekim sayısı ise 120 bin.”

Sağlık Bakanı Memişoğlu, hastane ve yatak kapasitesindeki artışın yanı sıra sağlık çalışanı sayısının yükselmesinin de sağlık hizmetlerine erişim açısından önem taşıdığını belirtti.

“PRİMER SEZARYEN ORANLARI 5,5 PUAN DÜŞTÜ”

Normal doğumun desteklenmesine yönelik çalışmalara da değinen Memişoğlu, tıbbi gereklilik bulunmayan sezaryenlerin azaltılması amacıyla anne adaylarına yönelik bilgilendirme ve takip hizmetlerinin güçlendirildiğini söyledi.

“Fizyolojik olan normal doğum. Sezaryen bir ameliyat şekli.” diyen Memişoğlu, özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarının doğum öncesi süreçte daha yakından takip edilmesine yönelik uygulamaları anlattı.

İlk gebeliğini yaşayan anne adaylarına gebeliklerinin son üç ayında ebe tahsis edildiğini belirten Memişoğlu, Anne Yolculuğu mobil uygulamasının da hayata geçirildiğini ifade etti.

Yürütülen çalışmaların sonuçlarına ilişkin bilgi veren Sağlık Bakanı Memişoğlu, “2024'ten bugüne ilk defa primer sezaryen oranları 5,5 puan düştü. Bu gerçekten büyük bir başarı.” açıklamasında bulundu.

EVDE SAĞLIK VE PALYATİF BAKIMDA KAYSERİ VE İZMİR'DE PİLOT UYGULAMA

Sağlık hizmetlerinin hastane dışındaki süreçlerde de kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla yeni bir düzenleme hazırladıklarını belirten Memişoğlu, evde sağlık, palyatif bakım, uzaktan sağlık hizmetleri ve aile hekimliğinin entegre edildiğini açıkladı.

Memişoğlu, “Evde sağlık, palyatif bakım, uzaktan sağlığı ve aile hekimliğini entegre ettiğimiz bir mevzuat çıkardık. Bunu Kayseri ve İzmir'de pilot uyguluyoruz şu anda.” dedi.

Yoğun bakım tedavisi tamamlanan hastaların ihtiyaçlarına uygun bakım birimlerine yönlendirilmesini hedeflediklerini kaydeden Memişoğlu, hastaların ev ortamında uzaktan sağlık hizmetleriyle takip edilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirtti.

Kayseri ve İzmir'deki pilot uygulamanın sonuçları doğrultusunda sistemin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını ifade etti.

“ESENLİK MEVZUATI SAĞLAM İNSANLARIN SAĞLIKLI KALMASI İÇİN”

Sağlıklı bireylerin mevcut sağlık durumlarını korumalarına yönelik esenlik hizmetleri için yeni bir mevzuat oluşturulduğunu açıklayan Sağlık Bakanı Memişoğlu, bu alanda özel sektörün de hizmet verebilmesinin önünün açıldığını bildirdi.

Esenlik merkezlerinin tedavi hizmetlerinden farklı bir kapsamda faaliyet göstereceğini belirten Memişoğlu, uygulamanın sınırlarını şu sözlerle açıkladı:

“Esenlik mevzuatı ne biliyor musun? Sağlam insanların sağlıklı kalması için olan sağlık hizmeti bu. Özel sektörde açtık bunu. İki tane kırmızı çizgimiz var: Bir, tedavi maksatlı ve tedavi amaçlı uygulama olmayacak. İki, nekahet döneminde de olmayacak. Yani ameliyat olduğunuz altı ay içinde, o iyileşme döneminde siz ona esenlik merkezinde bakamazsınız. Ama altı ay geçti, fizik tedavi alacak. O zaman isterseniz bu esenlik merkezlerinde rahatlıkla sağlık hizmeti alabiliyorsunuz.”

Memişoğlu, esenlik merkezlerinde hastalıkların tedavisine yönelik uygulamaların gerçekleştirilmeyeceğini ve ameliyat sonrası iyileşme dönemindeki hastalara bu kapsamda hizmet sunulamayacağını vurguladı.

“524 AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ VE 45 SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİ YAPTIK”

Sağlık yatırımlarına ilişkin son verileri de paylaşan Bakan Memişoğlu, göreve başladığı tarihten itibaren birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik yeni tesislerin hizmete alındığını açıkladı.

Memişoğlu, “Ben bakan olduktan sonra şu ana kadar 524 aile sağlığı merkezi yaptık, 45 sağlıklı hayat merkezi yaptık. 365 aile sağlığı merkezinin inşaatı devam ediyor, 766 tane daha planladık. Bu sene 68 hastane tamamladık, 12 ağız ve diş sağlığı merkezi yaptık. Yapımı devam eden 106 hastanemiz var.” ifadelerini kullandı.

Yeni sağlık tesislerinin planlanması ve mevcut yatırımların tamamlanmasıyla vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirten Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

“TÜRKİYE İKİ SENE SONRA KENDİ ULTRASONUNU ÜRETMİŞ OLACAK”

“Üreten Sağlık” modeli kapsamında Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yerli üretim kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirten Sağlık Bakanı Memişoğlu, bilimsel çalışmaların somut ürünlere dönüştürülmesine yönelik yeni iş birlikleri oluşturulduğunu söyledi.

Bilim insanlarını üreticiler ve finansörlerle bir araya getirdiklerini açıklayan Memişoğlu, Türkiye’de mobil röntgen cihazı üretildiğini ve bu cihaza yapay zekâ özelliği eklendiğini bildirdi.

ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer makinesinin yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranıyla kullanılmaya başlandığını belirten Memişoğlu, ultrason cihazı üretimine yönelik anlaşmalar hakkında da bilgi verdi.

Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Ultrason ile ilgili senede 700 tane ultrason cihazı alım garantisi ile iki sene içinde yüzde 70 yerlilik oranıyla biri Çin, biri Güney Kore iki firma ile anlaştık. Türkiye iki sene sonra kendi ultrasonunu üretmiş olacak.” dedi.

Yerli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Memişoğlu, sekiz aşının da Türkiye’de yerli olarak geliştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.

“BEBEK ÖLÜM HIZI BİNDE 7,7’YE DÜŞTÜ”

Türkiye’de anne ve çocuk sağlığı alanındaki gelişmelere ilişkin verileri paylaşan Sağlık Bakanı Memişoğlu, bebek ölüm hızının sağlık sisteminin niteliğini değerlendirmede önemli göstergelerden biri olduğunu vurguladı.

2002 yılında canlı doğum başına binde 31,5 olan bebek ölüm hızının binde 7,7 seviyesine gerilediğini belirten Memişoğlu, son bir yıldaki değişime özellikle dikkati çekti.

Memişoğlu, “Türkiye’de bebek ölüm hızı 2024 senesinde 8,9 iken bir senede 7,7'ye düştü. 1,1 ne demek biliyor musunuz? 3 bin bebek yaşıyor demek.” ifadelerini kullandı.

Bebek ölüm hızındaki gerilemenin anne ve çocuk sağlığı hizmetleri açısından önemine işaret eden Memişoğlu, sağlık sisteminin yalnızca tedavi kapasitesiyle değil, koruyucu sağlık hizmetleri ve yaşamı sürdürmeye yönelik göstergelerle de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türk Parlamenterler Birliği Programı’nda Türkiye’nin sağlık alanındaki önceliklerini değerlendiren Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” modeli doğrultusunda tütün ve bağımlılıkla mücadele, erken teşhis, birinci basamak sağlık hizmetleri, sağlık yatırımları ve yerli üretim çalışmalarının sürdürüleceğini ifade etti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0