ULUSLARARASI SAĞLIK TURİZMİ ENSTİTÜSÜ BAŞKANI DR. FATİH SEYRAN: “2026’NIN KALAN DÖNEMİNDE HEDEF FUAR DEĞİL, YENİ PAZARLAR KAZANMAK”
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, Türkiye’nin sağlık turizmindeki uluslararası rekabette yalnızca sağlık hizmeti kalitesiyle öne çıkamayacağını belirterek, 2026’nın kalan dönemindeki fuarların yeni hasta kaynakları, uluslararası iş ortaklıkları ve sürdürülebilir pazarlar açısından stratejik değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, sağlık turizminde küresel rekabetin yoğunlaştığını belirterek, Türkiye’nin sahip olduğu sağlık altyapısı, hekim kalitesi ve hizmet deneyimini uluslararası pazarlarda daha güçlü bir ticari yapıya dönüştürmesi gerektiğini ifade etti. Seyran, 2026’nın kalan döneminde düzenlenecek fuarların sağlık kuruluşları için yeni hasta kaynaklarına, uluslararası iş ortaklıklarına ve sürdürülebilir pazarlara ulaşma fırsatı sunduğunu kaydetti.
“FUARLAR STRATEJİK PLATFORMLAR HALİNE GELDİ”
Seyran, sağlık turizmi fuarlarının yalnızca tanıtım amacıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Artık fuarlara yalnızca stant açmak, broşür dağıtmak ve ziyaretçi karşılamak amacıyla bakamayız. Fuarlar, doğru pazarları analiz ettiğimiz, potansiyel hastalarla temas kurduğumuz, uluslararası acentelerle iş geliştirdiğimiz ve yeni iş birliklerinin temelini attığımız stratejik platformlar haline geldi” dedi.
Fuar başarısının ziyaretçi sayısı veya stant büyüklüğüyle ölçülmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Seyran, “Bir fuarın başarısını kaç kişinin standımızı ziyaret ettiğiyle ölçmek artık yeterli değil. Kaç nitelikli alıcıyla görüştük, kaç yeni pazara ulaştık, kaç iş bağlantısı kurduk, kaç potansiyel hastayla temas ettik ve bu temasların ne kadarı gerçek bir iş veya hasta yolculuğuna dönüştü? Asıl sorular bunlar olmalı” ifadelerini kullandı.
Seyran, özellikle B2B görüşmelerinin uzun vadeli büyüme açısından önem taşıdığını belirterek, sağlık kuruluşlarının uluslararası acenteler, sigorta şirketleri, hastaneler, sağlık profesyonelleri, yatırımcılar ve diğer sektör paydaşlarıyla doğrudan iletişim kurmasının yeni pazarların kapısını açabileceğini söyledi.
“B2B PAZARIN KAPISINI AÇIYOR, B2C HASTANIN GÜVENİNİ KAZANDIRIYOR”
B2B görüşmelerin yanı sıra B2C temasların da sağlık turizminde önem kazandığını ifade eden Seyran, uluslararası hastaların sağlık hizmeti seçerken daha fazla araştırma yaptığını ve doğrudan iletişimin karar süreçlerinde etkisinin arttığını kaydetti.
Seyran, “Uluslararası hasta artık yalnızca bir aracı kurumun yönlendirmesiyle karar vermiyor. Hekimi araştırıyor, hastaneyi inceliyor, tedavi yöntemlerini karşılaştırıyor, hasta deneyimlerine bakıyor ve güven duyabileceği sağlık kuruluşunu seçmeye çalışıyor. Dolayısıyla sağlık kuruluşlarının doğrudan hastayla temas kurması artık stratejik bir zorunluluk haline geliyor” dedi.
B2B ve B2C kanallarının birbirinin alternatifi olmadığını belirten Seyran, “B2B bize pazarın kapısını açabilir, B2C ise hastanın güvenini kazanmamızı sağlayabilir. Bir tarafta uluslararası iş ortaklarımızı artırırken diğer tarafta doğrudan hastaya ulaşmamız gerekiyor. Sağlık turizminde sürdürülebilir büyümenin yolu bu iki kanalı birlikte yönetmekten geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“HER FUAR AYRI BİR PAZAR STRATEJİSİYLE ELE ALINMALI”
Seyran, sağlık kuruluşlarının fuar hazırlıklarını etkinlik tarihinden çok daha önce başlatması gerektiğini belirterek, her organizasyonun hedef pazar ve hedef kitle doğrultusunda planlanması gerektiğini söyledi.
“Londra'ya giderken hedefimiz ne, Hollanda'ya giderken hangi hasta grubuna ulaşmak istiyoruz, Almanya'da hangi acentelerle görüşeceğiz, hangi ülkelerde hangi tedavi branşlarımız öne çıkabilir? Bunların tamamının fuardan önce planlanması gerekiyor” diyen Seyran, doğru hedefleme ve görüşme planının fuarları gerçek bir iş geliştirme aracına dönüştürebileceğini ifade etti.
Fuar sonrasındaki takibin de en az fuar katılımı kadar önemli olduğunu vurgulayan Seyran, elde edilen bağlantıların düzenli biçimde takip edilmemesi halinde fuarlara yapılan yatırımların beklenen karşılığı vermeyebileceğini belirtti.
TÜRKİYE İÇİN AVRUPA PAZARI ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye’nin sağlık turizminde Avrupa’nın önemli pazarlarından biri olduğunu belirten Seyran, Avrupa’daki fuarların Türk sağlık kuruluşları açısından yeni iş bağlantıları geliştirmek için dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Seyran, “Türkiye'nin sağlık turizminde güçlü bir marka olması için yalnızca hizmet üretmesi yetmez. Uluslararası pazarlarda görünür olması, doğru paydaşlarla düzenli iletişim kurması ve sağlık hizmetlerini hedef pazarlara doğru şekilde anlatması gerekiyor. Avrupa'daki fuarlar bu açıdan önemli fırsatlar sunuyor” dedi.
2026’NIN KALAN DÖNEMİNDE YOĞUN FUAR TAKVİMİ
2026’nın kalan döneminde Türkiye ve Avrupa’da düzenlenecek sağlık turizmi ve turizm organizasyonlarının sektör açısından fırsatlar sunduğunu belirten Seyran, sağlık kuruluşlarının fuar takvimini yalnızca katılım açısından değil, hedef pazar ve iş geliştirme potansiyeli açısından değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Öne çıkan organizasyonlar arasında İstanbul’da 21-26 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek Vitahealth Sağlık Turizm Fuarı, 24-25 Eylül tarihlerindeki İstanbul Turizm Fuarı, 10-11 Ekim’de Manchester’da düzenlenecek Manchester Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı, 24-25 Ekim’deki Hollanda Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı, 26-28 Ekim tarihlerindeki Antalya Turizm Fuarı, 25-28 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştirilecek ETHEXPO Avrasya Turizm ve Sağlık Fuarı ile 5-7 Aralık tarihlerindeki TTI İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi bulunuyor.
Seyran, organizasyonların farklı hedef kitlelere ve iş geliştirme imkanlarına sahip olduğunu belirterek, sağlık kuruluşlarının katılım kararlarını fuarın büyüklüğünden ziyade kendi stratejik hedefleri doğrultusunda vermesi gerektiğini söyledi.
“TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİNİ ULUSLARARASI DEĞERE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”
Türkiye’nin sağlık turizminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Dr. Fatih Seyran, bu potansiyelin uluslararası pazarlarda sürekli ve sürdürülebilir değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Seyran, sektörün geleceğinin sağlık hizmetlerinin kalitesinin yanı sıra uluslararası pazarlama, güven, iletişim ve iş geliştirme kapasitesiyle şekilleneceğini söyledi.
Seyran, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Türkiye sağlık turizminde güçlü bir altyapıya sahip. Bundan sonraki aşama bu gücü daha fazla ülkeye, daha fazla hastaya ve daha fazla uluslararası iş ortağına ulaştırabilmek. Bunun için fuarları yalnızca tanıtım organizasyonları olarak değil, yeni pazarların keşfedildiği, iş birliklerinin kurulduğu ve doğrudan hasta temasının sağlandığı stratejik platformlar olarak görmeliyiz. 2026'nın kalan döneminde atılacak doğru adımlar, Türkiye'nin sağlık turizminde önümüzdeki yıllardaki uluslararası konumunu daha da güçlendirebilir.”
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0