Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan: “Kadim Bir Meslek, Ortak Bir Gelecek”
Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, Türkiye’de veteriner hekimliği öğretiminin başlamasının 184. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kapsamlı değerlendirmede, mesleğin tarihsel gelişimini, toplum sağlığındaki rolünü, gıda güvenliğini, salgın hastalıklarla mücadeleyi ve veteriner hekimliği eğitiminin geleceğini ele aldı. Yarsan, 23 Ekim 1842’de başlayan bilimsel eğitim sürecinin yalnızca tarihsel bir miras olmadığını, insan, hayvan ve çevre sağlığının korunmasında ortak bir sorumluluğu temsil ettiğini vurguladı.
Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, Türkiye’de bilimsel veteriner hekimliği öğretiminin başlamasının 184. yıl dönümü dolayısıyla hazırladığı değerlendirmede, veteriner hekimliğin geçmişten günümüze gelişimini ve gelecekte üstleneceği sorumlulukları gündeme taşıdı.
“Kadim Bir Meslek, Ortak Bir Gelecek” başlığıyla hazırlanan değerlendirmede, 23 Ekim 1842’de İstanbul’da başlayan bilimsel veteriner hekimliği eğitiminin, hayvan sağlığının yanı sıra halk sağlığı, gıda güvenliği, çevre sağlığı ve biyogüvenlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.
“Bir Tarihin Ötesinde, Bilimsel Bir Miras”
Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, veteriner hekimliğin tarihsel kökenlerinin hayvanların evcilleştirilmesine kadar uzandığını belirterek, mesleğin hayvan hastalıklarının teşhis ve tedavisinden salgınların kontrolüne kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu kaydetti.
Yarsan'ın değerlendirmesinde, bilinen ilk veterinerlik uygulamalarının MÖ 9000 yıllarında Orta Doğu'da ortaya çıktığı, MÖ 4000-3000 yılları arasında ise Mısır'da hayvanların tıbbi tedavisine yönelik uygulamaların yaygınlaştığı aktarıldı.
Avrupa'da 18. yüzyılda yaşanan sığır vebası salgınlarının veteriner hekimliği eğitiminin kurumsallaşmasında belirleyici olduğunu ifade eden Yarsan, 1711-1769 yılları arasında yaklaşık 200 milyon sığırın öldüğüne ilişkin tarihsel bilgilere yer verdi.
Salgınların hayvansal üretimi, beslenmeyi ve ekonomik yaşamı olumsuz etkilediğine dikkat çekilen değerlendirmede, bu gelişmelerin bilimsel veteriner hekimliği eğitimine duyulan ihtiyacı artırdığı belirtildi. Dünyanın ilk veteriner okulunun 2 Şubat 1762'de Fransa'da açıldığı hatırlatıldı.
“Türkiye'de Bilimsel Veteriner Hekimliği Eğitimi 1842'de Başladı”
Türkiye'de veteriner hekimliğin 19. yüzyıla kadar ağırlıklı olarak usta-çırak ilişkisiyle sürdürüldüğünü belirten Prof. Dr. Ender Yarsan, bilimsel eğitim sürecinin Prusyalı Veteriner Hekim Godlewsky tarafından 1842 yılında İstanbul'da Askeri Baytar Mektebi'nin açılmasıyla başladığını aktardı.
Askeri Baytar Mektebi'nin iki dönem mezun vermesinin ardından eğitimin Harp Okulu bünyesindeki veteriner sınıflarında sürdürüldüğünü kaydeden Yarsan, eğitim süresinin üç yıldan dört yıla çıkarıldığını bildirdi.
Askeri Veteriner Hekim Mehmet Ali Bey'in girişimleriyle 1888 yılında ilk sivil veteriner hekimliği örgütünün, 1889 yılında ise Mülkiye Baytar Mektebi'nin kurulduğunu hatırlatan Yarsan, okulun ilk mezunlarını 1893 yılında verdiğini ve bu mezunlar arasında Mehmet Akif Ersoy'un da bulunduğunu belirtti.
Yarsan'ın değerlendirmesinde, askeri ve sivil veteriner okullarının 1921 yılında Baytar Mekteb-i Âlisi adıyla birleştirildiği, kurumun 1928 yılında Yüksek Baytar Mektebi adını aldığı ifade edildi.
Cumhuriyet'in 10. yılında, 1933'te Ankara'da Yüksek Ziraat Enstitüsünün açılmasıyla İstanbul'daki Yüksek Baytar Mektebinin Ankara'ya taşındığı ve Baytar Fakültesi olarak eğitim faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.
1937 yılında yürürlüğe giren 3203 sayılı Kanun ile veteriner sözcüğünün resmen kullanılmaya başlanmasının ardından fakültenin adının Veteriner Fakültesi olarak değiştirildiği kaydedildi.
“Veteriner Hekimlik Hayvan Sağlığının Ötesinde Sorumluluk Taşıyor”
Veteriner hekimliğin temel görevinin hayvan sağlığını korumak, hastalıkları teşhis ve tedavi etmek ve hayvan refahını gözetmek olduğunu belirten Yarsan, mesleğin sorumluluk alanının doğrudan hayvan sağlığı hizmetleriyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Prof. Dr. Ender Yarsan'ın değerlendirmesinde şu ifadelere yer verildi:
“Hayvanlar, insanlar ve çevre arasında kurulan biyolojik ve ekolojik ilişkiler, sağlık sorunlarının yalnızca tek bir canlı türü üzerinden değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.”
Hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklar, gıda kaynaklı enfeksiyonlar, vektörlerle taşınan etkenler ve çevresel değişimlerle bağlantılı sağlık risklerinin bu ilişkinin önemli örnekleri olduğu belirtildi.
Veteriner hekimlerin hastalıkların erken teşhisi, salgınların izlenmesi, aşılama programları, koruyucu hekimlik, epidemiyolojik değerlendirmeler ve biyogüvenlik tedbirlerinde görev üstlendiğine dikkat çekildi.
“Tek Sağlık Yaklaşımının Merkezinde Veteriner Hekimlik Var”
Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, insan, hayvan ve çevre sağlığını ortak riskler üzerinden değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının önemine işaret etti.
Yarsan, değerlendirmesinde Tek Sağlık anlayışını şu sözlerle açıkladı:
“Tek Sağlık, insan, hayvan ve çevre sağlığını birbirinden bağımsız alanlar olarak değil, ortak riskleri ve karşılıklı etkileşimleri bulunan bir bütün olarak ele alan disiplinler arası bir yaklaşımdır.”
Veteriner hekimliğin bu yaklaşımın temel bileşenlerinden biri olduğunu belirten Yarsan, zoonotik hastalıkların kontrolü, gıda güvenliği, antimikrobiyal direnç, çevre sağlığı ve epidemiyolojik izlemenin ortak çalışma gerektiren başlıca alanlar olduğunu kaydetti.
Hayvansal gıdaların üretiminden tüketimine kadar geçen süreçlerde biyolojik ve kimyasal tehlikelerin değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, antimikrobiyal ilaçların sorumlu kullanımı ve direnç gelişiminin izlenmesinin de toplum sağlığı açısından önem taşıdığı vurgulandı.
“Gıda Güvencesi ve Gıda Güvenliği Stratejik Bir Mesleki Alan”
Gıda sistemlerinin sürdürülebilirliği konusunda veteriner hekimlerin üstlendiği görevlere değinen Prof. Dr. Ender Yarsan, yeterli ve güvenilir gıdaya erişimin hayvan sağlığı ve hayvansal üretim sistemlerinin etkinliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.
Yarsan'ın değerlendirmesinde, “Gıda, yalnızca ekonomik bir ürün değil, toplum sağlığının, sosyal refahın ve ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biridir.” ifadeleri kullanıldı.
Veteriner hekimlerin sürü sağlığının korunması, hayvan hastalıklarının kontrolü, hayvan refahının geliştirilmesi, kesim öncesi ve sonrası muayeneler ile hayvansal gıdaların hijyenik üretiminde görev yaptığı belirtildi.
Gıda güvencesi ile gıda güvenliği arasındaki ayrıma da dikkat çekilen değerlendirmede şu açıklamaya yer verildi:
“Gıda güvencesi, insanların yeterli ve uygun gıdaya fiziksel ve ekonomik erişimini ifade ederken; gıda güvenliği, gıdanın tüketim amacıyla güvenilir ve sağlığa uygun olmasını esas alır.”
İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskılar, üretim maliyetleri, salgın hastalıklar ve küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların gıda sistemleri üzerindeki etkilerine değinen Yarsan, güçlü ve sürdürülebilir veteriner hekimlik hizmetlerinin Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesi açısından önemini koruyacağını bildirdi.
“Salgın Hastalıklarla Mücadelede Erken Teşhis ve Hızlı Müdahale Önemli”
Biyolojik tehditlerin halk sağlığı ve ekonomik güvenlik açısından önemli riskler oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ender Yarsan, salgın hayvan hastalıkları, zoonotik etkenler ve sınır aşan enfeksiyonların erken uyarı sistemlerine duyulan ihtiyacı artırdığını kaydetti.
Yarsan, sahada hastalık belirtilerinin tanınması, uygun örneklerin alınması, laboratuvar tanısının güçlendirilmesi, epidemiyolojik verilerin toplanması ve kontrol tedbirlerinin uygulanmasının etkili salgın yönetiminin temel unsurları olduğunu belirtti.
Değerlendirmede, “Erken teşhis ve hızlı müdahale, hastalıkların yayılımını sınırlamanın yanı sıra ekonomik kayıpların azaltılmasına da katkı sağlar.” ifadelerine yer verildi.
Sınır aşan hayvan hastalıklarıyla mücadelede uluslararası bildirim ve iş birliği mekanizmalarının önemine dikkat çekilirken, veteriner hekimlik hizmetlerinin bu sistemlerle uyumlu yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
“Antimikrobiyal Direnç Bugünün ve Geleceğin Ortak Sorunu”
Prof. Dr. Ender Yarsan, antimikrobiyal direncin yalnızca insan hekimliğini veya veteriner hekimliği ilgilendiren bir sorun olmadığını belirtti.
İnsanlarda, hayvanlarda ve çevrede bulunan mikroorganizmalar arasındaki ilişkilerin konunun bütüncül biçimde değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade eden Yarsan, doğru tanı ve uygun tedavinin önemine dikkat çekti.
Veteriner hekimlik açısından gereksiz antimikrobiyal kullanımının önlenmesi, enfeksiyon kontrolü, aşılama ve koruyucu hekimlik uygulamalarının geliştirilmesinin temel öncelikler arasında bulunduğu kaydedildi.
Antimikrobiyal kullanım ve direnç verilerinin düzenli izlenmesi gerektiğini belirten Yarsan, ilaçların etkili ve güvenli kullanımının hem hayvan sağlığını hem de toplum sağlığını korumaya yönelik bilimsel sorumluluk taşıdığını vurguladı.
“İklim Değişikliği Hayvan Hastalıklarının Dağılımını Etkileyebilir”
İklim değişikliğinin veteriner hekimliğin gelecekte karşılaşacağı önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Ender Yarsan, sıcaklık ve yağış rejimlerindeki değişimlerin hayvan sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Yarsan, iklim değişikliğinin vektörlerin yayılım alanlarını, hayvanların ısı stresi riskini, su ve yem kaynaklarının kullanılabilirliğini ve bazı enfeksiyonların ortaya çıkma koşullarını değiştirebileceğini ifade etti.
Doğal yaşam alanlarının dönüşümünün yaban hayatı, evcil hayvanlar ve insanlar arasındaki etkileşimi değiştirdiğini belirten Yarsan, veteriner hekimliğin ekosistemlerin korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından da sorumluluk üstlendiğini kaydetti.
Değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
“Geleceğin veteriner hekimliği, hayvanları yalnızca bireysel veya ekonomik değerleri üzerinden değil, ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin bir parçası olarak da değerlendirmelidir.”
Veteriner hekimliğin çevre bilimleri, ekoloji, iklim bilimi ve halk sağlığıyla daha güçlü iş birlikleri geliştirmesi gerektiği belirtildi.
“Veteriner Hekimliği Eğitiminde Kalite Geleceği Belirleyecek”
Veteriner hekimliği öğretiminin 184. yıl dönümünün yalnızca tarihsel gelişmeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ender Yarsan, eğitim niteliğinin mesleğin geleceğini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Veteriner hekimliği eğitiminin temel bilimler, klinik uygulamalar, koruyucu hekimlik, halk sağlığı, hayvan refahı ve mesleki etik ilkelerini bir araya getiren kapsamlı bir yapıya sahip olması gerektiği vurgulandı.
Yarsan'ın değerlendirmesinde, “Bilimsel bilginin hızla yenilendiği günümüzde, eğitim programlarının yalnızca mevcut bilgiyi aktarması yeterli değildir.” ifadeleri kullanıldı.
Öğrencilerin bilimsel düşünme, kanıta dayalı karar verme, problem çözme, iletişim kurma ve disiplinler arası çalışma becerilerinin geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
“Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşüm Veteriner Hekimliği Eğitimine Kazandırılmalı”
Veteriner hekimliği eğitiminde geleceğe yönelik öncelikleri de değerlendiren Prof. Dr. Ender Yarsan, teorik eğitim ile klinik ve saha uygulamaları arasında dengeli bir yapı kurulması gerektiğini ifade etti.
Öğrencilerin farklı hayvan türleri, üretim sistemleri ve mesleki çalışma alanlarında yeterli deneyim kazanmasının önemine dikkat çekildi.
Bilimsel altyapı ve akademik kapasitenin geliştirilmesi gerektiğini belirten Yarsan, nitelikli akademik kadroların, araştırma laboratuvarlarının, hayvan hastanelerinin ve uygulama çiftliklerinin güçlendirilmesini öncelikli alanlar arasında gösterdi.
Dijital dönüşümün veteriner hekimliği eğitiminde daha fazla yer bulması gerektiğini kaydeden Yarsan, yapay zekâ, dijital görüntüleme, uzaktan izleme sistemleri, biyoinformatik ve veri analitiğinin uygun alanlarda eğitim ve uygulamalara kazandırılmasının önemini vurguladı.
Tek Sağlık anlayışının eğitim programlarında daha görünür hâle getirilmesi, insan sağlığı, çevre, gıda sistemleri ve biyogüvenlik alanlarında ortak çalışma kültürünün geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
“Mesleki Etik ve Yaşam Boyu Öğrenme Güçlendirilmeli”
Veteriner hekimliği eğitiminin yalnızca bilimsel bilgi ve teknik becerilerle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Ender Yarsan, mesleki etik ve toplumsal sorumluluk ilkelerinin de güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Hayvan refahı, bilimsel dürüstlük, mesleki bağımsızlık, sorumlu ilaç kullanımı ve toplum yararının eğitim süreçlerinin temel bileşenleri arasında bulunması gerektiği ifade edildi.
Mezuniyet sonrası eğitim ve sürekli mesleki gelişimin önemine dikkat çekilen değerlendirmede, veteriner hekimlerin yeni bilimsel bilgilere erişim olanaklarının artırılması gerektiği belirtildi.
Yarsan, bu hedeflerin gerçekleştirilmesinin yalnızca mezunların mesleki yetkinliğini artırmayacağını, veteriner hekimlik hizmetlerinin niteliğine, araştırma kapasitesine ve toplum sağlığına da olumlu katkı sağlayacağını bildirdi.
“23 Ekim Yalnızca Bir Kuruluş Tarihinin Yıl Dönümü Değildir”
Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, 23 Ekim 1842'de başlayan bilimsel veteriner hekimliği eğitim ve öğretiminin 184 yıllık birikimiyle Türkiye'nin bilimsel ve mesleki tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Mesleğin geçmişten gelen bilimsel birikiminin geleceğe yönelik sorumlulukları da beraberinde getirdiğini belirten Yarsan, veteriner hekimliğin değişen sağlık risklerine, teknolojik gelişmelere ve toplumsal ihtiyaçlara uyum sağlaması gerektiğini kaydetti.
Değerlendirmede, “Mesleğin geleceği, geçmişin başarılarını hatırlamakla birlikte değişen koşullara hazırlanabilmesine, bilimsel gelişmeleri uygulamaya aktarabilmesine ve toplumun ihtiyaçlarına etkin biçimde yanıt verebilmesine bağlıdır.” ifadelerine yer verildi.
Yarsan, 23 Ekim'in anlamını şu sözlerle ortaya koydu:
“Bu nedenle 23 Ekim, yalnızca bir kuruluş tarihinin yıl dönümü değildir. Bilimsel birikimi değerlendirme, mesleki sorumlulukları yeniden düşünme ve daha sağlıklı bir gelecek için ortak hedefler belirleme günüdür.”
Prof. Dr. Ender Yarsan, veteriner hekimliğin hayvan sağlığının korunması, insan sağlığının desteklenmesi, çevresel sürdürülebilirlik ve bilimsel araştırmalar açısından taşıdığı sorumluluklara dikkat çekerek değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:
“Veteriner hekimlik, kadim geçmişinden aldığı güçle hayvanları korumaya, insan sağlığını desteklemeye, çevrenin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmaya ve toplumun geleceği için bilim üretmeye devam edecektir.”
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0