YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer: “Kızılay’ın hilali, ticaretin tabelası olamaz”

YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Türk Kızılay Kanunu Teklifi’ne tepki gösterdi. 6 Şubat depremlerinde yaşanan çadır satışlarını hatırlatan Dinçer, Kızılay şirketlerine tanınması öngörülen ekonomik ayrıcalıkları, kamu kaynaklarının kullanımını ve sosyal yardım verilerinin paylaşılmasını eleştirdi. Dinçer, “6 Şubat’ın hesabı verilmeden Kızılay’a yeni ayrıcalıklar tanınamaz. Kızılay’a yetki verilecekse denetimi de aynı kanunda güvence altına alınmalıdır.” dedi.

Kasım 7, 2026 - 15:32
 0  0
YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer: “Kızılay’ın hilali, ticaretin tabelası olamaz”

YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen Türk Kızılay Kanunu Teklifi’nin 4’üncü maddesi üzerine yaptığı konuşmada, Kızılay’ın ticari faaliyetleri, kamu kaynaklarının kullanımı ve denetim mekanizmalarına ilişkin eleştirilerde bulundu. 6 Şubat depremlerinde Kızılay iştirakinin çadır satmasını hatırlatan Dinçer, kurumun yeniden güven kazanabilmesi için şeffaflık, bağımsız denetim ve hesap verebilirlik ilkelerinin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

“Kızılay’ın Varlık Nedeni Şirketlerin Cirosu Değil, İnsan Hayatıdır”

6 Şubat 2023 depremlerinin Türkiye’nin afet yönetimi ve insani yardım mekanizmaları açısından önemli bir sınav olduğunu belirten YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, milyonlarca insanın barınma ihtiyacıyla karşı karşıya kaldığı dönemde yaşanan çadır satışlarının toplumda ciddi bir güven kaybına neden olduğunu ifade etti.

Deprem sonrasında vatandaşların büyük bir dayanışma örneği sergilediğini hatırlatan Dinçer, Kızılay’ın temel görevinin ticari kazanç değil, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak olduğunu belirtti.

Dinçer, “Milletimiz elindeki avucundaki her şeyi depremzedelerle paylaştı. Vatandaşlarımız battaniyesini, giysisini, yiyeceğini gönderdi. Türkiye’nin dört bir yanından yardım tırları yola çıktı. Peki, milletin yardım beklediği o günlerde Kızılay ne yaptı? Kızılay’ın varlık nedeni şirketlerin cirosu değildir, Kızılay’ın varlık nedeni insan hayatıdır.” ifadelerini kullandı.

“İhale Yapılmadan Kamuya Mal Satılacaksa Fiyatı Kim Denetleyecek?”

Türk Kızılay Kanunu Teklifi ile Kızılay şirketlerine kamu kurumlarına ihalesiz mal ve hizmet satma imkânı tanındığını belirten Dinçer, düzenlemenin kamu kaynaklarının kullanımı açısından önemli soru işaretleri barındırdığını söyledi.

Teklifle kamu kurumlarına ait taşınır malların bedelsiz devrinin ve sosyal yardım verilerinin Kızılay ile paylaşılmasının da önünün açıldığını kaydeden Dinçer, yeni yetkilerin bağımsız denetim ve hesap verme sorumluluğuyla birlikte düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Dinçer, 6 Şubat depremlerinde yaşananların yeterince açıklığa kavuşturulmadığını savunarak şu soruları yöneltti:

“6 Şubat’ta yaşananlardan hangi dersleri çıkardınız? Çadır ihtiyacı yaşanan bir afette çadır tedarikçilerinin nasıl yönetildiğini, stokların nasıl planlandığını, şirketler ile dernek arasında ilişkinin nasıl denetlendiğini ve yardım faaliyetlerinin nasıl önceliklendirildiğini açığa kavuşturdunuz mu? Kızılay’ın şirketlerine yeni ekonomik imkânlar tanımadan önce bu şirketlerin hesap verme yükümlülüklerini açıkça belirttiniz mi?”

Kamu kurumlarına yapılacak satışlarda fiyatlandırma ve kaynak kullanımının denetlenmesi gerektiğini ifade eden Dinçer, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

“İhale yapılmadan kamuya mal satılacaksa fiyatı kim denetleyecek? Kamu kaynağının verimli kullanıldığını kim güvence altına alacak? Sosyal yardım verileri paylaşılacaksa vatandaşın mahremiyetini kim koruyacak? Yetki veriyorsunuz, peki denetimi nerede? Ayrıcalık tanıyorsunuz, peki hesap verme sorumluluğu nerede?”

“BAŞKENT Gaz’ın 8 Milyon Dolarlık Bağışına İlişkin Sorular Hâlâ Yanıt Bekliyor”

Kızılay’ın geçmiş yıllardaki mali işlemlerine ilişkin tartışmaları da TBMM gündemine taşıyan YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, BAŞKENT Gaz tarafından 2017 yılında Kızılay’a yapılan 8 milyon dolarlık şartlı bağışın Ensar Vakfına aktarılmasına ilişkin soruların yanıtlanması gerektiğini belirtti.

Kızılay’ın mali faaliyetlerine ilişkin tartışmalar açıklığa kavuşturulmadan kuruma yeni ekonomik imkânlar tanınmasını eleştiren Dinçer, Meclisin önceliğinin hesap verebilirliği sağlamak olması gerektiğini savundu.

Dinçer, “Depremde çadır satışlarının yarattığı güven kaybı ortadayken, 2017 yılında BAŞKENT Gaz’ın Kızılay’a yaptığı 8 milyon dolarlık şartlı bağışın Ensar Vakfına aktarılmasına ilişkin sorular hâlâ yanıt beklerken Meclisin görevi yeni ayrıcalıklar, yetkiler tanımak olamaz.” dedi.

“Yoksulluk İçindeki Vatandaşın Sosyal Yardım Bilgileri Korunmalıdır”

Kanun teklifinde yer alan kişisel veri paylaşımına ilişkin düzenlemelere de değinen Dinçer, sosyal yardım alan vatandaşların bilgilerinin korunmasının temel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Sosyal yardım verilerinin paylaşılmasında vatandaşların mahremiyetinin güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Dinçer, Kızılay’ın insani yardım görevlerinin ticari faaliyetler üzerinde denetimsizlik oluşturamayacağını belirtti.

Dinçer, “Yoksulluk içindeki vatandaşın sosyal yardım bilgileri korunması gereken en hassas veriler arasındadır. Yardım almak isteyen vatandaşın mahremiyeti güvence altına alınmalıdır. Kızılay’ın uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki görevleri elbette korunmalıdır ancak bu görevler ticari faaliyetlerin ve kamu kaynaklarının denetimsiz bırakılması anlamına gelmemelidir.” diye konuştu.

“Kızılay’ın En Büyük Sermayesi Şirketleri Değil Milletin Güvenidir”

Kızılay’ın kurumsal itibarının ekonomik faaliyetlerle değil, ihtiyaç sahiplerine sunduğu hizmetlerle değerlendirilmesi gerektiğini belirten YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, kurumun temel gücünün toplumun güveninden kaynaklandığını söyledi.

Kızılay şirketlerine yeni ekonomik imkânlar sağlanmadan önce geçmiş uygulamaların değerlendirilmesi gerektiğini savunan Dinçer, şeffaflık ve hesap verebilirliğin yasal güvenceye kavuşturulmasını istedi.

Dinçer, “Kızılay’ın en büyük sermayesi şirketleri değil milletin güvenidir; en büyük başarısı kazancı değil kurtardığı hayatlardır; en büyük gücü aldığı ayrıcalıklar değil ihtiyaç sahibinin kapısına zamanında ulaşabilmesidir.” ifadelerini kullandı.

“6 Şubat’ın Hesabı Verilmeden Kızılay’a Yeni Ayrıcalıklar Tanınamaz”

TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde yaşananlara ilişkin hesap verme sorumluluğunu yeniden gündeme getiren Dinçer, Kızılay’a tanınacak yeni yetkilerin denetim mekanizmalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Dinçer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“6 Şubat’ın hesabı verilmeden Kızılay’a yeni ayrıcalıklar tanınamaz. Kızılay’a yetki verilecekse denetimi de aynı kanunda güvence altına alınmalıdır. Bir kurumun itibarı kanun maddeleriyle değil zor günlerde ortaya koyduğu hizmetle ölçülür. Kızılay’ın hilali, ticaretin tabelası olamaz.”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0